YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8766
KARAR NO : 2022/11925
KARAR TARİHİ : 06.10.2022
Mahkemesi : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
No :
Dava, meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilinin istinaf yoluna başvurulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12 Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili ile davalı … A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
I-İSTEM
Davacılar vekili, davalı … … A.Ş. Asıl, …nin alt işverenliği yanında kepçe operatörü olarak çalışan davacı …’ün eşi, sigortalı …’ın, çalışmakta olduğu iş sahasında, oradan geçen… düşerek hayatını kaybettiğini, olayın bir iş kazası olduğunu, işveren tarafından gerekli önlemlerin alınmamış olduğunu, aksi yöndeki tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığını ve yanlı olduğunu, kazadan sonra işyerinde bir takım güvenlik tedbirlerinin oluşturulduğunu savunmuş, sigortalının hayatını kaybettiği olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı … Şirketi vekili, işverenler aleyhine açılan tazminat davasında aldırılan bilirkişi raporunda, olayın iş kazası olmadığının tespit edildiğini, buna rağmen davacılara iş kazası tespiti ile ilgili dava açmak üzere süre verilmesinin yerinde olmadığını, kazanını işyeri dışında, davacının işi ile ilgili olmayan bir davranışı (… avlamak) sırasında meydana geldiğini, iş sahasının çevresinin tel örgülerle çevrili olduğunu, uyarı levhalarının bulunduğunu, yaşanan kazanın iş kazası olmadığını savunmuş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davaya konu kazanın, işyeri sınırları dışında ve masai saatinden sonra, yakından geçen nehre balık tutmaya giden kazalının nehre düşerek boğulması sonucu meydana geldiğini, bu hususların tanık beyanlarıyla sabit olduğunu, iş sahası ile nehir arasında tel örgü bulunduğunu, kazanın iş kazası olmadığını savunmuş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı SGK’a usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiş, Kurum temsilcisi davaya süresinde cevap vermemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, “…… işyeri nolu …. Tic. Ltd. Şti’ nde 03.07.2011 tarihinde iş makinesi operatörü olarak çalışmaya başladığı, müteveffanın 12.09.2011 tarihinde vardiya bitiminden sonra sabah saatlerinde mesai arkadaşları ile birlikte kaldıkları şantiyenin yakınında bulunan… balık tutmak için gittiği , nehir kenarına inerken suya düşerek vefat ettiği olayda ilgili kanun maddeleri, mahkememizin 2015/63 esas sayılı dosyasında mevcut olan SGK inceleme raporu ve mahkememizce alınan denetime elverişli bilirkişi raporu incelendiğinde ; müteveffanın ölümüne neden olan olayın iş yeri dışında, nehir kenarında ve işveren tarafından yürütülmekte olan iş konusu dışında kendi isteği ile balık tutmaya giderken gerçekleştiği ve kanunun ilgili maddesinin aradığı illiyet bağı oluşmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
-Davanın reddine, …” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince “.. söz konusu kaza işyerine dahil olan şantiye sahası yakınından geçen akarsunun üzerindeki, şantiye girişine 70 metre mesafede köprünün bulunduğu yerde, işçinin suya düşmesi neticesi meydana gelmiştir. Bu yerin iş organizasyonuyla fiili bağlantısının bulunmadığı ya da kesildiğinin kabulü mümkün değildir. Bu haliyle kazanın meydana geldiği yer işverenin yürüttüğü iş ile ilgili oluşturduğu organizasyon kapsamında kalan ve bir bütün olarak işyerini oluşturan bir yerdir. Öyleyse kaza, 5510 sayılı Kanunun 13. maddesinin 1. fıkrasının “a” bendi kapsamında iş yerinde gerçekleşmiştir ve bu madde hükmü gereğince iş kazasıdır…”gerekçesiyle “I-HMK’nın 356. maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
II-Davanın kabulü ile,
A- Davalı Avrasya şirketinin … sicil numaralı iş yerinde 12/09/2011 tarihinde sigortalı …’ın hayatını kaybettiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine, “dair karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı … A.Ş. Vekili, davacılar murisinin balık avlarken nehre düştüğünü, olayın çalışırken meydana gelmediğini bu nedenle iş kazası sayılmayacağını,
Davalı Kurum vekili ise olayın iş dışında meydana geldiğini beyanla davaya konu kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanunun 13. maddesinin birinci fıkrasında iş kazası,
a- Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b-(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c-Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d-(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e-Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır.
Somut olaya dönüldüğünde müteveffanın 12.09.2011 tarihinde vardiya bitiminden sonra sabah saatlerinde mesai arkadaşları ile birlikte kaldıkları şantiyenin yakınında bulunan… balık tutmak için gittiği , nehir kenarına inerken suya düşerek vefat ettiği ; müteveffanın ölümüne neden olan olayın iş yeri dışında, nehir kenarında ve işveren tarafından yürütülmekte olan iş konusu dışında kendi isteği ile balık tutmaya giderken gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Buna göre Olayın 5510 sayılı 5510 sayılı Kanunun 13. maddesi kapsamında iş kazası sayılamayacağı açıktır.
Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın, karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekili ile davalı … A.Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2022 gününde karar verildi.