Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/12446 E. 2022/16595 K. 22.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12446
KARAR NO : 2022/16595
KARAR TARİHİ : 22.12.2022

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No :

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı vekili, davacının davalı … İşletme Müdürlüğüne ait … orman deposunda orman ürünleri tasnif ve istif işinde 1979 yılı Aralık ayından 2005 yılı Ekim ayı sonuna kadar kesintisiz çalıştığını, 1988 veya 1989 yılında bir yıl kadar süre ile davalı işveren tarafından sigorta bildiriminin ve prim ödemelerinin özel kişilere ihale edilerek yaptırıldığını, bu nedenle davacının 1979 yılı Aralık ayından 2005 yılı Ekim ayı sonuna kadar geçen süre zarfında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne dair ilk karar Dairemizin 2015/5644 Esas, 2015/12802 Karar sayılı, 25.06.2015 tarihli ilamı ile tespiti istenen tarihlerde davacıya vahidi fiyat esasına göre ödeme yapılıp yapılmadığı, davacının dava dışı iş yerlerinden bildirimi bulunduğundan bu iş yerleri ile davalı … İşletme Müdürlüğü arasında sözleşme olup olmadığının araştırılması gerektiği yönünde bozulmuş, bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde mahkemece davanın kısmen kabulüne, davacının 01.12.1979-31.12.2003 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Mahkemenin kısmen kabule ilişkin kararının davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2018/3211 esas, 2019/5156 karar sayılı, 19.06.2019 tarihli kararı ile eksik araştırma yönünden bozulduğu, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, davacının 01.11.1987-31.12.2003 döneminde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Yasanın Geçici 7. maddesi kapsamında uygulama alanı bulan 506 sayılı Yasanın 79/10 maddesidir. 506 sayılı Yasanın 6. maddesinde ifade edildiği üzere sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
İnceleme konusu davada; davacının davalı iş yerinden bildiriminin olmadığı, 06.03.1987-31.10.1987 tarihleri arasında 49221 sicil nolu başka bir iş yerinden sigorta bildiriminin yapıldığı, davalı … işletme müdürlüğü tarafından davacının 1993-2003 yılları arasında … orman deposunda istif işinde çalıştığının bildirildiği ve bu yıllara ait istihkak bordrolarında davacıya vahidi fiyat olarak ödeme yapıldığı görülmektedir.
506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. 506 sayılı Kanunun kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanunun 5. maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanunun 3. maddesiyle yeniden beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir.
Somut davada, yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında; mahkemece davacının 31.12.2003 tarihine kadar çalıştığı yönünde hüküm kurulması ve hükmün davacı tarafından temyiz edilmemesi karşısında hak düşürücü sürenin irdelenmesi gerekmektedir. Bu nedenle, davacının hizmetinin tespiti hususunda kuruma başvurusu olup olmadığı, kurum tarafından bu konuda bir inceleme raporu tanzim edilip edilmediği araştırılmalı, istihkak bordrolarında uyuşmazlık konusu döneme ilişkin prim kesintisi olup olmadığı hususu irdelenmeli, prim kesintisi yoksa; 31.12.2003 tarihine kadar çalısıldığına dair kabul hükmünün davacı tarafından temyiz edilmemesi ve davanın 24.10.2010 tarihinde açılması karşısında yukarıda belirtilen şekilde irdeleme yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.