YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5120
KARAR NO : 2006/7606
KARAR TARİHİ : 30.11.2006
MAHKEMESİ : Susurluk İcra Mahkemesi
Mal beyanında bulunmamak suçundan sanıklar … ve …’ın 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/1. maddesi uyarınca 10’ar gün disiplin hapsi ile cezalandırılmalarına dair, Susurluk İcra Ceza Mahkemesinin 30/01/2006 tarihli ve 2006/5-7 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 195/1.maddesinde, “Suç, yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hallerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.” denmesi karşısında, sanığın sorgusu yapılmadan veya meşruhatlı davetiye çıkartılmadan evrak üzerinden mahkumiyetine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasında isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek … Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 11/07/2006 gün ve 32184 sayılı Yazılı Emirlerine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 15/08/2006 gün ve Y.E.2006/172446 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 349 ve 350.maddelerine göre İcra Mahkemesince duruşma açılarak yargılama yapılması gerekmektedir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 195/1.maddesinde de “Suç, yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hallerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.” Diğer taraftan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “Muhakeme Usulü” başlıklı 349/1. maddesinde; “Şikayet dilekçe veya şifahi beyanla yapılır. Dilekçeyi veya dava beyanını alan icra mahkemesi duruşma için hemen bir gün tayin edip şikayetçinin imzasını alır ve maznuna celpname gönderir.” Aynı Kanun’un 349/5.maddesinde ise; “Maznun, şikayeti alan veya istinabe edilen icra mahkemesinin huzuruna gelmez veya müdafi göndermezse yahut bizzat bulunmasına lüzum görülürse zabıta marifetiyle getirilir. Bu suretle de bulundurulamazsa muhakeme gıyabında görülür.” hükümleri karşısında, sanığa meşruhatlı davetiye gönderilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle duruşma açılmadan evrak üzerinden mahkumiyetine karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının Yazılı Emre atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle ve kanuna aykırılık halinin giderilmesinin de başkaca hallinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla Susurluk İcra Mahkemesinin 30/01/2006 gün ve 2006/5-7 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.