YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2183
KARAR NO : 2022/7327
KARAR TARİHİ : 08.11.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, Mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, süresi içinde davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 08/11/2022 Salı günü saat 10.05’de Daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına ve süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı, mirasbırakan …’nın maliki olduğu 2520 ve 2521 parsel sayılı taşınmazlarını davalı oğluna satış suretiyle devrettiğini, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiştir.
2. Birleştirilen davada davacı, mirasbırakan …’nın maliki olduğu 2646, 822, 1759 ve 2049 parsel sayılı taşınmazlarını davalı oğluna devrettiğini, ayrıca mirasbırakanın ölümü ile davalıda kalan para ve ziynet eşyalarının mirasbırakanın terekesinden çıkmadığını, işlemlerin karşılıksız kazandırma niteliğinde olduğunu, temlik tarihinde mirasbırakanın ehliyetli olmayıp işlemlerin baskı ve tehdit ile yapıldığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile para ve ziynet eşyaları ile birlikte terekeye iadesini, olmadığı takdirde miras payı oranında tapu iptali ve tescile, aynı şekilde para ve ziynet eşyalarının miras payı oranında davalıdan tahsiline mirasta denkleştirme olarak karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalı, iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, muvazaa olgusunun sabit olduğu, ziynet eşyaları ve paranın da davalıda bulunduğu gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1. TemyizYoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Dairece ‘‘…iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, asıl davada muris muvazaası, birleştirilen davada ise ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayanıldığı görülmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki; asıl davada temliklerin muvazaalı olduğu saptanmak sureti ile davanın kabul edilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, mirasbırakan 2520 ve 2521 parsel sayılı taşınmazlarda 1/4 payı temlik ettiği halde davalının dava dışı üçüncü kişilerden temlik aldığı payların da iptal tescil kapsamına alınması doğru değildir. Öte yandan; birleştirilen davada ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayanılmış olup muris muvazaası hukuksal nedenine dayanılmamıştır. Dayanılmış olsa bile temlikler bağış şeklinde yapıldığından ve bağış geçerli işlemlerden olduğundan 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri yoktur. Davada tenkis talebi de yoktur. Ne var ki, ehliyetsizlik iddiası bakımından bir araştırma yapılmamıştır. Diğer taraftan; murise ait olduğu iddia edilen altın ve paranın davalıda olduğu 4721 sayılı TMK’nun 6. ve 6100 sayılı HMK’nın 190. maddeleri uyarınca usulünce kanıtlananmıştır. Hal böyle olunca; asıl dava bakımından 2520 ve 2521 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 1/4 pay üzerinden davacının mirasçılık belgesindeki payı oranında davanın kabulüne karar verilmesi, birleştirilen dava bakımından ise mirasbırakanın temlik tarihlerinde ehliyetli olup olmadığı yönünde Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi, altın ve paralar yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.’’ gerekçesi ile Mahkeme kararı bozulmuştur.
3. Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, bozma kararında belirtilen gerekçeler benimsenmek suretiyle asıl dava bakımından 2520 ve 2521 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 1/4 pay üzerinden davacının mirasçılık belgesindeki payı oranında davanın kabulüne, birleştirilen dava bakımından mirasbırakanın temlik tarihlerinde fiil ehliyetini haiz olduğu, altın ve paralar yönünden iddianın kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl davaya konu taşınmazların mirasbırakan ile taşınmazın diğer paydaşları olan amca ve halalarından davalı tarafından satın alındığını, Mahkemenin dava konusu taşınmazlarda mirasbırakan tam malikmiş gibi hüküm kurduğunu, davalının çiftçilik yaptığını, ödediği satış bedeli ile mirasbırakanın dava dışı başka taşınmazları kardeşlerinden satın aldığını, bu yöne ilişkin araştırma yapılmadan karar verildiğini, temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olmadığını belirterek, asıl dava yönünden verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen dava ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, ziynet eşyaları ve para için alacak isteğine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
6.2.1. TMK’nın 15. maddesinde de ifade edildiği üzere, ayırtım gücü bulunmayan kimsenin geçerli bir iradesinin bulunmaması nedeniyle, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, yapacağı işlemlere sonuç bağlanamayacağından, karşı tarafın iyiniyetli olması o işlemi geçerli kılmaz.
6.2.2. Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere; görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
6.3. Değerlendirme
(IV/2.) no.lu paragrafta belirtilen ve hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak (IV/3.) no.lu paragrafta yer verilen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
V. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 1.841,48 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.