Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/7054 E. 2023/280 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7054
KARAR NO : 2023/280
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı 07.10.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; “… 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.02.2017 tarih 2015/263 Esas 2016/79 Karar sayılı kararıyla zimmet suçundan hakkında 10 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ve tutukluluk halinin devamına karar verildiğini, kararı temyiz üzerine 31.05.2016 tarihinde dosyanın Yargıtay’a gönderildiğini, söz konusu dava dosyası kapsamında 10.07.2015 tarihinde tutuklandığını ve halen tutukluluğunun devam ettiğini, kanun yolunda geçecek süre boyunca tutuklu kalmasının mağduriyetine neden olduğunu, uzun tutukluluk nedeniyle açık ceza infaz kurumuna ayrılamadığını, CMK’nın 141/1-a-d maddeleri gereğince tazminat talebinde bulunduğunu belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini” talep etmiştir.

2. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2016 tarihli ve 2016/280 Esas, 2016/232 Karar sayılı kararı ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.

3. … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.01.2017 tarihli ve 2016/424 Esas, 2017/2 Karar sayılı kararı ile “davacı hakkındaki ceza davasının halen derdest olduğu, tutuklama tarihine ve hakkında hükmedilen ceza miktarına göre ise, tutuklulukta geçirdiği sürenin hükmedilen ceza miktarından fazla olduğu, esasen; ceza davası henüz sonuçlanmadığı için mevcut kanıtlara göre; tazminat talep etmeye hakkının doğup doğmadığının tespitinin de mümkün olmadığı, dolayısıyla; bu aşamada CMK’nın 141. maddesine göre tazminat davası açma koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle ceza davası sonuçlandıktan sonra koşullarının varlığı halinde yeniden dava açma hakkı saklı kalmak üzere bu aşamada koşulları oluşmayan tazminat davasının usulden reddi” karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 19.10.2017 tarih 2017/630 Esas 2017/1615 Karar sayılı kararıyla “Ceza Muhakemesi Kanununa göre tazminat işlemlerine ilişkin davaların duruşmalı yapılmasına gerek yok ise de, mahkemenin hükmü mutlaka duruşmalı olarak vermesi ve kararın verildiği duruşmaya Cumhuriyet savcısının da katılmasının sağlanması, istemde bulunan ve Hazine temsilcisine açıklamalı çağrı kağıdı tebliği ile duruşmaya gelmezlerse yokluklarında karar verilmesi gerekirken dosya üzerinden yapılan inceleme ile hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 142/7 ve 188/1. maddelerine muhalefet edilmesi sair yönleri incelenmeksizin CMK’nın 289/1-e ve 280/1-d maddeleri gereğince bozulmasına” karar verilmiştir.

5. … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.01.2018 tarihli ve 2017/367 Esas, 2018/32 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

6. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 03.05.2019 tarih 2018/796 Esas 2019/1784 Karar sayılı kararıyla davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz istemi; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken gerekçesiz olarak davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince “… 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/263 esas sayılı dosyasının bozulması üzerine ceza davasının 2017/9 esasına kaydedildiği, yeni esas üzerinden yapılan yargılamada 08.02.2017 tarih ve 2017/9-13 sayısı ile hüküm kurulduğu, hüküm ile birlikte sanığın tutuklulukta geçirdiği süre ve aldığı ceza nedeniyle 671 sayılı KHK’da dikkate alınarak koşulsuz tahliyesine karar verildiği, dosyanın temyizen 28.03.2017 tarihinde Yargıtaya gönderildiği, henüz mahkemesine iade edilmediğinden kesinleşmenin yapılmadığı, esasen; ceza davası henüz kesinleşmediğinden mevcut kanıtlara göre; tazminat talep etmeye hakkının doğup doğmadığının tespitinin de mümkün olmadığı, dolayısıyla; bu aşamada CMK’nın 141. maddesine göre tazminat davası açma koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle ceza davası kesinleştikten sonra koşullarının varlığı halinde yeniden dava açma hakkı saklı kalmak üzere bu aşamada koşulları oluşmayan tazminat davasının reddine” karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Davacının tazminat talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 141/1-a ve 141/1-d bentlerine dayandığı, CMK’nın 141/1-d bendine dayanılarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilmek için Yargıtay 12. Ceza Dairesinin yerleşik kararları, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 5. ve 6. maddeleri gereğince davacının kanuna uygun olarak tutuklandığı halde makul süre içerisinde yargılama mercii huzuruna çıkarılmaması ve bu süre içerisinde de hakkında hüküm verilmemesi gerektiği, CMK’nın 141/1-a maddesinde ise “Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilenler” için tazminat ödenmesinin kabul edildiği, bu kapsamda tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasına ilişkin olarak davacı (sanık) hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davacıya atılı zimmet suçundan dolayı yürütülen soruşturmada yazı işleri müdürü olarak çalışan davacının görevden uzaklaştırıldığı, kaçma ihtimalinin olduğu gerekçesiyle Sulh Ceza Hakimliğinden 19.06.2015 tarihinde yakalama emri düzenlenmesinin talep edildiği, davacının … 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.07.2015 tarihli kararıyla tutuklanmasına karar verildiği ve davacı hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2015 tarihli 2015/24050 esas numaralı iddianamesi ile zimmet suçundan dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/04/2016 tarih, 2015/263 Esas ve 2016/79 Karar sayılı kararıyla sanık davacının mahkumiyetine ilişkin hüküm kurulduğu, hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 30/11/2016 tarih 2016/8455 Esas 2016/9297 Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulduğu, yeniden yapılan yargılama neticesinde … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.02.2017 tarih, 2017/09 Esas 2017/13 Karar sayılı kararıyla sanığın mahkumiyeti ile birlikte tutuklulukta geçirdiği süre ve aldığı ceza nedeniyle 671 sayılı KHK’da dikkate alınarak koşulsuz tahliyesine karar verildiği, hükmün davacı (sanık) vekili tarafından temyiz edildiği ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan inceleme de dosyanın halen temyiz aşamasında olduğu, bu suretle davacının 10.07.2015-08.02.2017 tarihleri arasında 579 gün tutuklu kaldığı görülmekle, dosya içerisinde bulunan evrakların incelenmesinde; somut olayda davacıya atfedilen suçun ciddi ve ağır olduğu, atılı suça ilişkin delillerin sayısı ve niteliği, sanığın üzerine atılı eylemlerin niteliğinden hareketle dosyanın karmaşıklık düzeyi dikkate alındığında, davacının da tutukluluk halinin yine CMK’nın 102/2. maddesinde belirtilen tutukluluk süresini aşmadan sona erdirildiği, davacının makul sürede yargılama mercii önüne çıkarıldığı ve hakkında gerek bozmadan önce gerekse bozmadan sonra makul süre içinde hüküm verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/04/2011 tarihli, 2011/1-51 Esas ve 2011/42 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere Yargıtay aşamasında bozma ilamına kadar geçen sürenin de uzun tutukluluk süresinden sayılamayacağı yönündeki tespiti, tutukluluk ve kovuşturma sürelerinin makul olduğu, bu haliyle tazminatı gerektiren bir hak ihlalinin bulunmadığı anlaşıldığından; CMK’nın 141/1-a ve 141/1-d bentleri bakımından şartların oluşmadığı gerekçesiyle talebinin reddine karar verilmesi gerekirken davacı hakkında verilen hükmün henüz kesinleşmediğinden bahisle tazminat talep etmeye hakkının doğup doğmadığının tespitinin de mümkün olmadığı, dolayısıyla; bu aşamada CMK’nın 141. maddesine göre tazminat davası açma koşullarının gerçekleşmediği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.

Gerekçeli karar başlığında ve istinaf ilam başlığında dava tarihinin “07.10.2016” yerine “21.12.2016” yazılması ve dava türü olarak, “Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat” yerine, ”Yakalama veya Tutuklama Sonrası KYO veya Beraat Kararı Verilmesi Halinde Tazminat” ibaresine yer verilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 03.05.2019 tarihli ve 2018/796 Esas 2019/1784 Karar sayılı kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2023 tarihinde karar verildi.