Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/8206 E. 2023/340 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8206
KARAR NO : 2023/340
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 8.Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2014/983 Esas, 2016/725 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89/1, 89/2-b-e, 62, 52/2-4, 53/6 ncı maddeleri gereğince 5000 TL adli cezası ile cezalandırılmasına, sanığın sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2…. 8.Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2014/983 Esas, 2016/725 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 18.11.2020 tarihli ve 2019/7526 Esas, 2020/6127 Karar sayılı ilâmıyla;
Sanığa isnat edilen taksirle yaralama suçu için TCK’nın 89. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen temel ceza miktarı itibariyle 5271 sayılı CMK’nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ve 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Basit yargılama usulü” şeklindeki düzenlemesine tabi olacağı; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile; kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı doğrultusunda CMK’nın 251. maddesi hükümlerinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 8.Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2020/762 Esas, 2021/348 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89/1, 89/2-b-e, 62, 52/2-4, 53/6 ncı maddeleri gereğince 5000 TL adli cezası ile cezalandırılmasına, sanığın sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.11.2021 tarihli ve 2021/76591 sayılı, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1.Sanığın kusuru olmadığına,
2.Ceza miktarına,
3.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Suç tarihinde sanık sürücü …’ün yönetimindeki . plakalı otomobil ile … yönünden … yönüne doğru seyir halinde iken, saat 15:15 sıralarında geldiği olay yeri . kavşağında, sağ taraftaki yola dönmek için bu tarafa yaptığı manevrayla sağ tarafından doğru seyreden …’nin olabilecek bir çarpışmayı önlemek için yan yola yöneldiğinde yönetimindeki.plakalı kamyonet ile kaldırım bordür taşına çarptıktan sonra devrilmesiyle neticelenen dava konusu olayda; katılanın alınan adli raporlara göre hayatını tehlikeye sokacak şekilde ve vücudunda hayati fonksiyonlarına etkisi ağır (4) derecede etki eder nitelikte kırık meydana gelecek şekilde yaralandığı, sanığın üzerine atılı taksirle yaralamaya sebebiyet vermek suçunu işlediği sabit olmakla, taksirle yaralama suçunu işlediği anlaşılmakla, buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, olayda kusurunun bulunmadığını, öncelikle beraatine karar verilmesini, ancak mahkeme mahkumiyet kararı verirse hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını istediğini beyan etmiştir.
3.Soruşturma aşamasında düzenlenen kaza tespit tutanağına ve kovuşturma aşamasında hazırlanan 22.01.2015 tarihli Adli Tıp … Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre sanık sürücü …’ün, bölünmüş yolun orta şeridinden seyrederek geldiği .kavşağından sağ tarafa dönüş manevrasını, sağ taraf arkadan gelen … trafiğini gözetmeden bulunduğu şeritten bu tarafa kontrolsüzce doğrultu değiştirerek gerçekleştirmek istediğinde, yaptığı bu hareket karşısında önünü kapatıp seyir durumunu bozduğu sağ tarafından seyirle gelen sürücü …’nin olabilecek bir çarpışmayı engellemek amacıyla yönetimindeki kamyonetle sağ yan yola yöneldiğinde kaldırım taşına çarptıktan sonra devrilmesiyle neticelenen olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı bu hareketleriyle asli kusurlu olduğu, katılan …’nin, kavşağa yaklaşımda hızını azaltmamış olması sonucu bölünmüş yolun olay yeri kesiminden geçişi sırasında orta şeritte seyrederken sağ taraftaki tali yola dönmek için kendi gelişini gözetmeden bu tarafa yaptığı kontrolsüzce manevrayla önünü kapatıp seyir durumunu bozan sanık sürücü … yönetimindeki otomobille çarpışmamak için sağ yan yola yöneldiğinde yönetimindeki kamyonetle kaldırım taşına çarparak devrilmesiyle neticelenen olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı bu hareketleriyle tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Kusur Yönünden
Soruşturma aşamasında yaptırılan keşif ve 23.03.2015 tarihli trafik bilirkişi raporunun, kovuşturma aşamasında düzenlenen 02.11.2015 tarihli trafik bilirkişi raporunun ve 29.12.2015 tarihli Adli Tıp … Trafik İhtisas Dairesi raporunun oluş, dosya kapsamı ve birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Ceza Miktarı Yönünden
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu olarak yaralamaya sebebiyet veren sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Verilmemesi Yönünden
Katılanın şikayetinin devam ettiği, zararının giderilmediği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 8.Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2020/762 Esas, 2021/348 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.