YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7681
KARAR NO : 2023/321
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İvrindi Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/456 E., 2016/96 K. sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle Yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09/10/2020 tarihli ve 2016/297534 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
1. Sanığın savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna,
2. Usul ve esas yönünden Kanun’a aykırı bulunduğundan sanık lehine verilen beraat kararının sanık aleyhine bozulması gerektiğine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü:
1. Olay günü saat 04:10 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki aracı ile yanında mağdur … ile birlikte seyir halindeyken, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu orta refüjde bulunan aydınlatma direğine çarparak aracın yan yattığı ve araçta yolcu olarak bulunan ve soruşturma aşamasında sanık hakkında şikayetçi olmayan mağdur …’nun basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı, kazadan sonra sanığın olay yerinden ayrıldığı ve aynı gün 18:00 sıralarında İvrindi İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından ifadesinin alındığı anlaşılmıştır.
2. … Devlet Hastanesine ait 03.12.2015 tarihli raporda; mağdur …’nun basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı ve 1,01 promil alkollü olduğu belirtilmiştir. Sanığa ilişkin herhangi bir alkol ölçümünün yapılmadığı, olaya ilişkin tanık beyanının da bulunmadığı anlaşılmıştır.
3. Kaza yeri krokisi, kaza tespit tutanağı, mağdur …’nun alkollü olduğuna ilişkin alkolmetre sonucu ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği ve savunmasında, “…Hazırlık aşamasında vermiş olduğum ifademi aynen tekrar ederim. Olay günü alkollü değildim. Uykudan kalkıp yola çıktığım için yolda uyumuşum bu yüzden çarptım. Sonrasında şoka girdiğim için kaçtım. Ekleyecek başkaca bir husus bulunmamaktadır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum…” şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
5. Mağdur …’nun talimatla alınan ifadesinde, “…Sanık … benim arkadaşımdır, olay günü kendisi ile Balya’daki işyerimize gidiyorduk, biz araçta iki kişiydik, ancak ben kazanın olduğu sırada ben uyuyordum, tam kazanın nasıl olduğunu fark etmedim, sonradan Özkan’ın anlatmasına göre; Gökçeyazı’daki düz yolda bir anda Özkan’da uyumuş ve bu şekilde direğe vurmuş, ancak ben bunu görmedim, sadece bana olayı bu şekilde anlattı. Benim herhangi bir şikayetim yoktur…” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.
6. Mahkemece; “…Sanık …’in taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma ve uyuşturucu maddenin etkisi altındayken … kullanma suçlarından cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasından, sanığın alkolü bir şekilde … kullandığına dair hiç bir delil olmadığı, sanığın kaza sonrası olay yerinden ayrılmasının alkollü olduğuna dair yeterli delil olmadığı, alkollü olduğu hususunun sadece ihtimal dahilinde olduğu mahkememizce kabul ve tespit edilmiş; şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğini gösterir, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği…” gerekçeleri ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarından beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır.
7. Sanık …’a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Yönünden;
Olay günü saat 04:10 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki aracı ile yanında mağdur … ile birlikte seyir halindeyken, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu orta refüjde bulunan aydınlatma direğine çarparak aracın yan yattığı ve araçta yolcu olarak bulunan ve soruşturma aşamasında sanık hakkında şikayetçi olmayan mağdur …’nun basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı olayda; dosya kapsamında sanığın alkollü bir şekilde … kullandığına dair hiç bir delil olmadığı, sanığın kaza sonrası olay yerinden ayrılmasının alkollü olduğuna dair yeterli delil olmadığından mahkemece, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraatine karar verildiği anlaşılmakla, Mahkemece beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, o yer Cumhuriyet savcısının sanığın savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, usul ve esas yönünden Kanun’a aykırı bulunduğundan sanık lehine verilen beraat kararının sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Taksirle Yaralama Suçu Yönünden;
1. Olay günü saat 04:10 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki aracı ile yanında mağdur … ile birlikte seyir halindeyken, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu orta refüjde bulunan aydınlatma direğine çarparak aracın yan yattığı ve araçta yolcu olarak bulunan ve soruşturma aşamasında sanık hakkında şikayetçi olmayan mağdur …’nun basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı olayda; sanığa isnat edilen taksirle yaralama suçunun 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralanan mağdurun, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasının vazgeçme nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddenin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan, o yer Cumhuriyet savcısının kararın bozulması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmüştür.
2. Sanık hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen (B-1) bendi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İvrindi Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/456 E., 2016/96 K. sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Taksirle Yaralama Suçu Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B-1) numaralı bentte açıklanan nedenle, İvrindi Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/456 E., 2016/96 K. sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (1) numaralı paragrafına, “Sanığa isnat edilen taksirle yaralama suçunun, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralanan mağdurun, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasının vazgeçme nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddenin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca DÜŞMESİNE” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.