Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/2976 E. 2009/237 K. 27.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2976
KARAR NO : 2009/237
KARAR TARİHİ : 27.01.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi,

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davalı … ve … Oyak Sigorta A.Ş. Vekilince temyiz edilmiş, davalı … vekilince duruşma talep edilmiştir. Duruşma için tayin edilen 27.1.2009 salı günü davacılar tarafından gelen olmadı. Davalı … vekili Avukat …. Sigorta A.Ş ve … İnş. Mak. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf Avukatı dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacılar vekili, asıl dosyada ve birleştirilen dosyada, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araç ile müvekkili …’ın işleteni ve sürücüsü olduğu, diğer davacıların da içinde bulunduğu ve davalı … Oyak Sigorta A.Ş tarafından sigortalanan aracın çarpışması sonucunda müvekkillerinin yaralandığını, aracın hasar gördüğünü, kaza nedeni ile elektrik, su gibi faturaların zorunlu olarak geç ödendiğini, davalının kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu ileri sürerek, asıl dosyada davacı … için 4.238.000.000 TL maddi ve 5.000.000.000 TL manevi; davacı … için 3.900.000.000 TL maddi ve 1.500.000.000 TL manevi; … için 200.000.000 TL maddi ve 1.000.000.000 TL manevi tazminatın, birleştirilen dosyada davacı … için daimi maluliyet nedeni ile kazanç kaybı olan 13.624,00 YTL’nin, davalılardan (sigorta şirketleri limitleriyle sorumlu olmak üzere) müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Oyak Sigorta A.Ş vekili, davacıya araç hasarı nedeni ile geç ödeme olmadığını, buna ilişkin munzam zararın ve tedavi giderlerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, tedavi giderlerinin müvekkilinden talep edilemeyeceğini davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, kazanın meydana gelmesinde Karayolları Genel Müdürlüğünün de kusuru olduğunu, müvekkilinin tam kusurlu kabul edilemeyeceğini, birleştirilen davanın zamanaşımı süresinden sonra açıldığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davalı … İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti aleyhine açılan dava hakkında, … bırakılması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, davalı … Oyak Sigorta A.Ş aleyhine araç hasarının geç ödenmesi gerekçesi ile açılan munzam zarara ilişkin davanın davacının hasar bedelini davalıdan alıp davalıyı ibra etmesi nedeni ile reddine, yine davalıya karşı açılan tedavi giderine ilişkin davanın tedavi gideri poliçe teminatı kapsamında olmadığı gerekçesi ile reddine, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, kazada davacı …’ın 15 gün, …’nın 5 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığı, davacı …’in ise %12,2 oranında daimi maluliyete uğradığı gerekçesi ile, bilirkişi raporu hükme esas alınarak asıl dava ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne, davacı … için 1.433,47 YTL, … için 497,73 YTL, … için 100,00 YT tedavi giderinin, davalı … ve davalı … Sigorta A.Ş’den müteselsilen, davacı … için 16.428,53 YTL, … için 40,35 YTL işgöremezlik tazminatının davalılar …, … Sigorta A.Ş ve … Oyak Sigorta A.Ş müteselsilen, davacı … için 1.000,00 YTL, … için 500,00 YTL, … için 100,00 YTL manevi tazminatın davalı …’den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ve davalı … Oyak Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … ve … Oyak Sigorta A.Ş vekilinin aşağıdakiler dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası nedeni ile uğranılan cismani zararın giderilmesine yönelik maddi ve manevi tazminat
istemine ilişkindir.
Davacılar 17.01.2000 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanmışlardır. 2918 sayılı Yasa’nın 109/2.maddesi hükmüne göre dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, tazminat talepleri için de geçerlidir. Dava konusu olayda da, TCK.nda öngörülen beş yıllık zamanaşımı süresi uygulanacak olup, bu süre, fiil ve failin öğrenildiği tarih olan 17.01.2000 olay tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır. Her ne kadar davacı … hakkında Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 16.05.2005 tarihli raporda maluliyet durumu belirtilmiş ise de, davacının hastalığı ile ilgili dosyaya sunulan tedavi belgelerinden, verilen maluliyet raporunun davacının gelişen durumunun bir sonucu olarak düzenlenmediği, davacının maluliyet oranının belirlenmesi için mahkemenin istemi üzerine verildiği anlaşıldığından, davacının fiil ve faili öğrendiği tarihin kaza tarihi olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Bu durumda, birleştirilen dosyanın açıldığı tarih olan 28.12.2005’de birleştirilen dosya yönünden istenen tazminatlar zamanaşımına uğramış olup, davalı vekili de süresinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Mahkemece anılan husus gözardı edilerek zamanaşımı defi konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamıştır.
3-Kabule göre de, davacı … için ilk dava dilekçesinde tedavi gideri ve bakıcı gideri talep edilmiş, daha sonra dava dilekçesi ıslah edilmeksizin dava dilekçesinde belirtilen tedavi gideri azaltılmış, bakıcı gideri de daimi maluliyet tazminatı olarak değiştirilmiştir. Islah olmaksızın davacının tazminat istemini değiştirmesi mümkün olmadığı gibi, ek dava ile 13.624,00 YTL daimi maluliyet tazminatı talep edildiği halde, HUMK’nun 74. maddesine aykırı olacak biçimde 16.428,53 YTL daimi maluliyet tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
4-Davalı … Oyak Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davalı … davacıların içinde bulunduğu aracın neden olduğu zararları birleşik kasko sigorta poliçesi ile teminat altına almıştır.Sigorta poliçesinde ihtiyari mali sorumluluk teminatları ve ferdi koltuk kaza sigorta teminatları düzenlenmiş olup, davacının hangi sigorta teminatına dayandığı açıklatılarak, teminat limitinin belirlenmesi gerekirken, davalı … şirketinin sorumlu olduğu teminat limiti belirlenmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
5-Ayrıca, kabule göre de, sigortacı aleyhine dava açılması halinde sigortacı, dava masrafları ile vekalet ücretlerini ödemekle yükümlüdür. Ne var ki hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı bu masrafları, sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde öder. Mahkemece bu hüküm dikkate alınmadan, davalı … şirketinin yargılama giderinin ve vekalet ücretinin tamamından sorumlu tutulması da doğru olmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … ve davalı … Oyak Sigorta A.Ş vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının, 4 ve 5 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … Oyak Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar … ve … Oyak Sigorta A.Ş yararına BOZULMASINA, 625.00 TL. Duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’e verilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … ve davalı … Oyak Sigorta A.Ş.’ne geri verilmesine 27.01.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.