YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9372
KARAR NO : 2023/518
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.05.2013 tarihli ve 2012/38484 Soruşturma, 2013/6622 Esas, 2013/1885 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca
cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Mersin (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesinin, 05.12.2013 tarihli ve 2013/341 Esas, 2013/1255 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62. maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Mersin (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı sanık müdafii tarafından itirazda bulunulması üzerine merci Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.01.2014 tarihli ve 2014/33 Değişik İş sayılı Kararı ile itirazın reddine karar verilmiş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar 03.01.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
4. Sanığın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 03.01.2014 tarihinden sonra, beş yıllık denetim süresi içerisinde, 07.05.2014 tarihinde işlediği cinsel taciz suçu nedeniyle, Mersin 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2014 tarihli ve 2014/347 Esas, 2014/648 sayılı Kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca kesin nitelikte 1.860,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve Mersin (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/341 Esas sayılı dosyasına, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağı hususunun takdir ve ifası için ihbarda bulunulmuştur.
5. Mersin (Kapatılan) 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2015 tarihli ve 2015/26 Esas, 2015/109 sayılı Kararı ile Mersin (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 05.12.2013 tarihli ve 2013/341 Esas, 2013/1255 sayılı 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii 15.04.2015 havale tarihli gerekçeli temyiz dilekçesi ile dosyada tanık olarak dinlenen okul müdürü … ile müdür yardımcısı Bahadır Taştaner’in ifadeleri de göz önüne alındığında sanığın, katılan …’nin, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezine (ÖSYM) başvurusuyla ilgili herhangi bir görevinin ve ihmalinin olmadığı, katılanın ders notlarının ÖSYM’ye bildirilmesi görevinin öğrencinin nakil öncesi geldiği Pakize Kokulu Lisesindeki görevlilere ait olduğu, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu sebepleriyle kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tüm dosya kapsamından; katılan …’nin Mezitli Pakize Kokulu Lisesi öğrencisi iken Lisans Yerleştirme Sınavına (LYS) giriş için 06.01.2012 tarihinde başvuruda bulunduğu, 11.04.2012 tarihinde ikamet değişikliği nedeniyle Mersin/Akdeniz Kazanlı Abdülkadir Perşembe Vakfı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine naklinin gerçekleştiği ve 08.06.2012 tarihinde 58.67 diploma notu ile bu okuldan mezun olduğu, ÖSYM Başkanlığından gelen yazı uyarınca 11.06.2012 ilâ 22.06.2012 tarihleri arasında okullar tarafından mezun olan öğrencilerin diploma notlarının sisteme girişinin yapılacağı 25.06.2012 ilâ 27.06.2012 tarihlerindeki ek güncellemeler için yeniden sisteme giriş yapılabileceğinin belirtildiği, Kazanlı Abdülkadir Perşembe Vakfı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi müdür yardımcısı olarak görev yapan ve katılanın diploma notunu sisteme girmekle sorumlu olan sanığın, aynı yıl yaz aylarında yapılan üniversite sınavına giren katılanın diploma notunu e-Okul sistemi üzerinden ÖSYM’ye bildirmesi gerekirken bildirmemesi nedeniyle sınavda katılanın diploma notunun ”sıfır” olarak değerlendirildiği, böylece sanığın sınavda eksik puan alarak tercihlerini istediği gibi yapamadığı ve istediği üniversiteye yerleşemediği, katılanın diploma notunun sisteme girilemediğini fark eden sanığın sadece bu durumu öğrenciye söylemekle yetindiği, oysa sanığın görevi gereği öğrencinin nakil geldiği okulundan notu temin ederek kayıtlara bizzat kendisinin girmesi gerekirken üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediği, her ne kadar sanık savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmeyerek kendisinin not girişi ile sorumlu olmadığını, katılanın geldiği okuldan diploma notunun girilmesi gerektiğini, öğrenciye ulaşılamaması nedeniyle bu durumun ortaya çıktığını savunmuş ve sanıkla aynı okulda idareci olarak çalışan tanıklar da sanığın savunması doğrultusunda beyanda bulunmuş iseler de sanığın idareci olarak öğrencilerin diploma notlarını e-Okul sistemine girmekle sorumlu olduğu, katılana ulaşamaması halinde ise onun nakil geldiği okulun yöneticileri ile görüşüp notları temin ederek e-Okul sistemine girmesi gerektiği, nitekim ÖSYM Bilgi Güvenliği ve Yönetimi Daire Başkanlığından gelen 06.12.2012 tarihli yazı içeriğinde de bu sorumluluğun Kazanlı Abdülkadir Perşembe Vakfı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde olduğunun bildirildiği, bu nedenle Lisans Yerleştirme Sınavında katılanın diploma notunun ”sıfır” olarak geçmesi ve eksik puan alarak istediği üniversiteye yerleşememesinden sanığın sorumlu olduğu kabul edilerek hakkında üzerine atılı suçtan kamu davası açıldığı ve cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, 53 üncü maddenin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, (1) inci bentte belirtilen eleştiri ve Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıdaki husus dışında başkaca bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde düzenlenen hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu dışındaki kişiler hakkında da ve hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerekirken, sadece kendi altsoyu hakkında koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Mersin (Kapatılan) 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2015 tarihli ve 2015/26 Esas, 2015/109 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği ve dosya kapsamında re’sen tespit edilen hususlar nazara alındığında, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 5 inci paragrafındaki 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı da nazara alınarak, hapis cezasının kanuni sonucu olarak sanığın; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre 53 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53 üncü maddenin birinci fıkrasında yazılı diğer haklardan 53 üncü maddenin ikinci fıkrası gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.