YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7567
KARAR NO : 2009/9723
KARAR TARİHİ : 25.06.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisi …’ın ilk prim kesintisinin yapıldığı tarihten itibaren 31.12.2001 tarihine kadar tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, murisi …’ın … prim kesintisi yapılmaya başlandığı tarihten itibaren 31.12.2001 tarihine kadar tarım … sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davacının murisi …’ın 01.11.1996-31.12.2001 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan yasanın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan, resen tescil başlığını taşıyan 9. maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36. maddesi kapsamında Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2. madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı resen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği resen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. Ayrıca, 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … ekicileri istihsal kooperatifleri ile birliği, … Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Somut olayda, davacının murisinden ilk … primi kesintisi 17.09.1996 tarihinde yapılmıştır. Ayrıca, 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesine göre, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olan belge ve kayıtların da davacının murisi adına bulunduğu ortadadır. Ancak, davacının murisinin 01.01.2001 tarihinden itibaren davalı Kurum tarafından 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak tescil edildiği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, Kuruma bildirilen ve tescil edilen sürelerin tespitinde davacının hukuki yararı olmadığından, bu süreye ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında ihtilaflı olmayan 01.01.2001 tarihinden sonraki dönemi de kapsar biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Kaldı ki dosya içerisindeki nüfus kayıt örneğinden, davacının murisinin 20.01.2001 tarihinde vefat ettiği de anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının murisinin ölüm tarihinden sonrası için tespit kararı verilmesi de isabetsizdir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıdaki açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasında yer alan “…’ın ilk … prim kesintisinin yapıldığı 21.10.1996 tarihini takip eden ay başı olan 01.11.1996 tarihinden istekle bağlı kalınarak 31.12.2001 tarihine kadar olan sürede 2926 sayılı Yasa kapsamında … tarım sigortalısı olduğunun tesbitine,” rakam ve sözcüklerinin silinerek, yerine,
“…’ın ilk … prim kesintisinin yapıldığı 21.10.1996 tarihini takip eden ay başı olan 01.11.1996 tarihinden 01.01.2001 tarihine kadar olan sürede 2926 sayılı Yasa kapsamında … tarım sigortalısı olduğunun tesbitine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 25.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.