YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7060
KARAR NO : 2008/7551
KARAR TARİHİ : 24.11.2008
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. İCRA MAHKEMESİ
Yedieminliği suistimal etmek suçundan sanık … hakkındaki yargılama sırasında, eylemin yaptırımının 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 7. maddesi uyarınca idari para cezasına dönüştürüldüğü ve bu cezanın Cumhuriyet Savcılığınca verilmesi gerektiğinden bahisle mahkemenin gorevsizliğine, gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair, Bakırköy 1. İcra Mahkemesinin 20/12/2006 tarihli ve 2006/1465-1749 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile;
01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 7. maddesinin başlığı 5349 sayılı Kanun’la “Hafif hapis ve hafif para cezalarının idari para cezasına dönüştürülmesi” olarak değiştirilerek aynı maddenin 1. fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür..” hükmüne yer verildiği, yine 01 Haziran 2005 tarihli Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda bir kısım suçların cezai yaptırımı tazyik hapsine, 337. maddesinden kaynaklanan eylemlerin yaptırımı ise disiplin hapsine dönüştürülmüş olması sebebiyle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 24, 5252 sayılı Kanun’un 9/3 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddeleri hükümleri gözetilmek suretiyle öncelikle lehe kanunun tespit edilerek, mahkemesince bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle anılan kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 23.08.2007 gün ve 43642 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay C.Başsavcılığının 05.09.2007 tarih ve K.Y.B.2007/176582 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, yedieminlik görevini suistimal suçu 2004 saylıı İİK’nun 336/a maddesinde iki aydan altı aya kadar hafif hapis cezası ile müeyyide altına alınmış iken, 01.06.2005 tarihinde mükerrer Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasa’nın 23.maddesiyle yürürlükten kaldırılmakla birlikte aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 289 uncu maddedin birinci fıkrası ile üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası ile yaptırım altına alınmıştır. Diğer taraftan, 1 Haziran
2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’un 3.maddesi ile değişik 7.maddesinin 1.fıkrası ile Kanunlardan hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür…….” Hükmü ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 24, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Türk Ceza Kanunu’nun 7/2.madde hükümleri gözönünde bulundurularak, İcra Mahkemesince öncelikle lehe kanunun tespit edilerek bir karar verilmesi, gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle Bakırköy 1.İcra Mahkemesinin 20.12.2006 gün 2006/1465-1749 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.