Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2005/13308 E. 2006/474 K. 07.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/13308
KARAR NO : 2006/474
KARAR TARİHİ : 07.02.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat … geldi, diğerleri gelmedi. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında 105 ada 9, 149 ada 235, 257 ve 325, 104 ada 331 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlerindeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davası davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parsellerin davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların üçüncü şahıslara ait iken davalının Hollanda’dan gönderdiği parayla davacı tarafından davalı adına satın alındığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmazlardan bir tanesinin davacıya atasından intikal ettiği, diğerlerinin 3. şahıslardan davacı tarafından satın alındığı ve tesbitten geriye doğru 20 yılı aşkın süre davacı tarafından kullanıldığı mahkemece mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık anlatımları ile belirlenmiştir. Bu konuda taraflar arasında bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafından yürütülen satın alma işlemlerinin davalı adına yürütülüp yürütülmediği, davalının açıp olumlu sonuçlanan ve davacının taraf olmadığı tescil ilamının davacıyı bağlayıp bağlamayacağı konusundadır. Tanık …’ın dışında dinlenen tüm yerel bilirkişi ve tanıklar, bu arada davalının anne ve kardeşleri taşınmazların davacı tarafından kendi adına satın alındığını, taraf muvazasının söz konusu olmadığını, 20 yılı aşkın süredir davacı tarafından aralıksız, çekişmesiz malik sıfatiyle kullanıldığını, davalıyı taşınmazı kullanırken hiç görmediklerini ifade etmişlerdir. Davalı taşınmazların kendisi adına satın alındığını hiç bir şekilde isbat edemediği gibi, yurt dışında çalıştığı süre içerisinde babası olan davacıya arazi satın alması veya bir başka nedenle para gönderdiği konusunda da hiç bir belge, hiç bir delil ibraz etmemiştir. Davacının taraf olmadığı bir tescil ilamıyla ./…
2005/13308-474 SH.2

bağlı tutmakta mümkün değildir. Hal böyle olunca davacının davasının kabulüne, davalı adına oluşan tapu kayıtlarının iptaline, taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece bütün bu delillere rağmen hiç bir maddi delile veya müşahas olaya dayanmayan yukarıda ismi yazılı bir tek tanığın beyanına değer verilerek hüküm kurulması, diğer delillere ne sebeple itibar edilmediğinin tartışılmaması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 450.00.YTL. vekalet ücretinin davalı …’dan alınarak duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7.2.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.