YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1229
KARAR NO : 2006/1457
KARAR TARİHİ : 06.02.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 111 ada 29 ve 31 parsel sayılı 9755,79 ve 5069,42 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, emlak kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacılar … ve … adına tespit edilmiştir. Davacı … ve … , yasal süresi içinde adlarına tespit edilen 29 ve 31 parsel ile demen mevkiindeki tarlanın kadastro tespitinde eksik tespit edildiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacıların davalarının reddi ile 111 ada 29 ve 31 parselin tespit gibi davacılar adına tesciline, C, D, E, A, B kısımların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacıların davasının reddine; 111 ada 31 sayılı parselin sağında bulunan ve krokide (C) ve (D) harfleri ile gösterilen aynı parselin solunda yer alıp (E) harfi ile gösterilen bölümleriyle 111 ada 29 sayılı parselin doğusunda yer alan ve krokide (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümlerin tespit gibi tesciline karar verilmiş isede; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama yetersiz, değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Teknik bilirkişi … tarafından düzenlenen 1.7.2005 tarihli krokide (A) ve (C) harfi ile gösterilen bölümlerin kadastro tespiti sırasında yol olarak bırakılan ve hakkında tutanak tanzim edilmeyen arazi bölümleri olduğu anlaşılmaktadır. Kadastro Mahkemesinin görevi tutanağın tanzimi ile başlar. Tutanak tanzim edilmeyen yerlerle ilgili uyuşmazlıklara kadastro mahkemesinde değil genel hukuk mahkemesinde bakılır. Mahkemelerin görevi kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her safhasında re’sen nazara alınması gerekir. Mahkemece bu bölümler hakkında mahkemenin görevsizliğine, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine, dosyanın görevli hukuk mahkemesine tevdiine karar verilmesi gerekir. Mahkemece görev hususu nazara alınmadan işin esasına girilip yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacıların aynı krokide (B), (D) ve (E) harfi ile gösterilen bölümlere ilişkin temyizine gelince; davacılar dilekçelerinde parsel numarası belirtmemekle birlikte kadastro tespiti sırasında 112 ada 21 parsel olarak köy adına tescil edilen taşınmazın (B) ve (D) bölümü ile kadastroca mer’a olarak sınırlandırılan 111 ada 35 sayılı parselin (E) harfi ile gösterilen bölümünü dava ettikleri anlaşılmaktadır. Dilekçede husumet doğru kişilere yöneltildiğine göre 21 ve 35 sayılı parsellerin tutanak asılları, uygulanan ve dayanılan kayıtlar, tüm komşu parsellerin onaylı tutanak sureti ve dayanağı olan belgeler,
./..
2006/1229-1457 S/2
varsa mer’a tahsis kararı ve ekleri getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde usulen mer’a araştırması yapılıp, kayıtlar uygulanıp taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri dinlenilip belirlenecek duruma göre karar verilmesi gerekir. Mahkemece belirtilen şekilde bir araştırma yapılmadan, davalı parsellerin tutanak asılları getirtilip dosyaya konulmadan yargılama yapılıp yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 6.3.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.
…