Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/3744 E. 2006/4600 K. 15.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3744
KARAR NO : 2006/4600
KARAR TARİHİ : 15.06.2006

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 2 parsel sayılı 17.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tesbit edilmiştir. Davacılar … … ve … …, taşınmazda annelerinden gelen miras payları oranında hakları bulunduğu, … ve … ile müşterekleri vekili, tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, … … da, davalının taşınmazda hakkı bulunmadığı iddialarına dayanarak tespite itiraz etmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar … … … mirasçıları ve müşterekleri vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacıların dayanağını oluşturan Şubat 1341 tarih 258 sayılı tapu kaydının miktar itibariyle taşınmazı kapsamadığı, zilyetlikle mülk edinme şartlarının adına tescil kararı verilen davalı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; araştırma ve inceleme yetersiz, değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Celp ve tetkik edilen dosya ve kayıtlardan aynı tapu kaydına dayanılarak 1, 2, 3 ve 4 sayılı parseller hakkında dava açıldığı; 1 ve 4 sayılı parsellerle ilgili davanın sonuçlanıp kesinleştiği, 3 sayılı parselle ilgili yerel mahkeme kararının Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin, 21.12.2004 tarih, 2004/3851-4707 sayılı ilamı ile bozulduğu; bozma ilamında 1, 2, 3 ve 4 sayılı parsellerle ilgili dava dosyalarının birleştirilmesi gereğine işaret edildiği anlaşılmıştır. Dayanılan tapu kaydının kapsamının hudut ve miktar itibariyle doğru olarak saptanması, kayıt uygulamasında komşu parsel kayıtlarından daha sağlıklı bir şekilde yararlanılması, yargılamanın uzatılmadan ve mümkün olduğu kadar az masrafla sürdürülüp varılacak sonuçta hataya düşülmemesi için bu dosya ile halen derdest olduğu anlaşılan 3 sayılı parsel dosyasının birleştirilmesinde zorunluluk vardır. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle aynı tapu kaydına dayanılarak davaya konu edilen bu dosya ile 3 nolu parsel dosyası birleştirilmesi, bundan sonra tarafların dayandığı ve dayanacağı tüm delillerle 1, 2, 3 ve 4 sayılı parseli kenardan çevreliyen taşınmazların tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi …, davadan yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve teknik bilirkişiler huzuru ile keşif icra
edilmelidir. Arazinin başında icra edilecek keşif sırasında davacıların dayanağını oluşturan Şubat 1341 tarih 258 nolu tapu kaydı okunup kayıtta yazılı “Alevi yolu ve … oğlu”, “… ve ağıl”, “kolay yolu” ve “… … Tarlaları” yerel bilirkişilere … … göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, yine dosyada bulunan vergi kaydı ve kamulaştırma ile ilgili belgeler okunup yerel bilirkişiler yardımı ve teknik bilirkişi aracılığı ile bu kayıtların kapsamları ve bu kapsamlara göre taşınmazın konumu belirlenmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan arazinin niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık beyanları 1, 2, 3 ve 4 sayılı parselleri kenardan çevreliyen komşu taşınmazların tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, dosyalar birleştirildiği takdirde Yargıtay Yüksek 7. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve numarası yazılı bozma ilamında işaret edilen hususlar eksiksiz olarak yerine getirtilmeli, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir bu kapsamlara göre taşınmazın konumunu gösterir ve keşfi takibe imkanı verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.