YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3107
KARAR NO : 2006/4184
KARAR TARİHİ : 02.06.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 118 ada 57 parsel sayılı 4251.84 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kayıtları, taksim ve satın alma ile geçen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde taşınmazın 2500 metrekarelik bölümünün 134 ada 61 parsel karşılığında davalıya verildiği halde 134 ada 61 parselin başka şahıslar adına tesbit edildiğini, bu nedenle 118 ada 57 parselin adına tescili gerektiğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın davacı …’e ait iken 11.01.1999 tarihli senetle davalıya satılıp teslim edildiği, davacının yapılan işlemin takas olduğu yolundaki iddiasının ancak senetle ispat edilebileceği gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş; ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama yetersiz değerlendirmede dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Tapuda kaydı bulunmayan 118 ada 57 parsel vergi kaydı, harici satış ve zilyetliğe dayanılarak davalı adına tesbit edilmiş; davacı, davalı ile aralarında yapılan işlemin satış değil takas olduğunu, davalı tarafından yaptırılıp üçüncü şahsa satılmak istenen eve karşılık bu taşınmazın 2500 metrekaresini davalıya vermeyi taahhüt ettiğini, bu konuda iki ayrı senet yapıldığını, senetlerin köy muhtarına teslim edildiğini, davalının yanıltıcı beyanı üzerine takasa ilişkin ikinci senedin muhtar tarafından iptal edildiğini, bu tarlaya karşılık davalının kendisine vermeyi taahhüt ettiği evinde … …’e satılıp kadastroca O’nun adına tesbit edildiğini ifade ile taşınmazın tesbitinin iptalini ve adına tescilini dava etmiştir. Mahkemece davalı tarafından ibraz edilen senedin satış senedi olduğu, aksinin de ancak senetle ispat edilebileceği düşüncesi ile dava reddedilmiştir. Dosya incelendiğinde görüleceği üzere davacı ile davalı kayınpeder-damattır. Davacı, ev yapmaları için çocuklarına dava dışı bir başka taşınmazını paylaştırmış ve teslim etmiştir. Eşi ve kendisine tahsis edilen taşınmaza ev yaptıran davalı bu evi 3.şahsa (… …’e) satmak isteyince davacı çocuklarının arasına bir başkasının girmesini önlemek için davalıya takas talebinde bulunmuş, halen … … adına tesbit edilen eve karşılık bu taşınmazın 2500 metrekaresini vermeyi önermiştir. Tarafların anlaşmaları üzerine bu taşınmazın davalıya satıldığı ve … … elindeki evinde davalı tarafından davacıya verildiği hususunda iki ayrı senet yapılmış ve bu senetler o tarihte köy muhtarı olan … …’a tevdi edilmiştir. Davalının anlaşmadan
vazgeçildiğini bildirmesi üzerine muhtar … … … devri ile ilgili senedi yırtmış bu taşınmazın satışı ile ilgili senedi iptal etmeyi unutmuştur. Yırtma işlemi davalının yanıltıcı beyanı üzerine olmuştur. Bir an için anlaşmanın iptal edildiği ve bu suretle takasa dair senedin iptalinin söz konusu olduğu düşünülse bile … …’ın beyanı karşısında anlaşmanın karşılıklı olarak fesh edildiğinin kabulü zorunludur. Temelde ikinci senedin iptalini davalının hileli davranışı sağlamıştır. Senedin her ne şekilde olursa olsun yırtılması ve sonuçta davalının istediği sonuca ulaşılması karşısında olaya başka türlü nitelendirme imkanı bulunmamaktadır. İster hile, isterse davalının yarattığı ortam sonucu olsun senedin yırtılması durumunda davacıya iddiasını tanıkla ispat etme imkanı verilmesi gerekir. Mahkemece satışa ilişkin senet esas alınarak olayın diğer boyutunun yok sayılıp davacının davasını senetle ispata zorlanması kurallara ve hakkaniyete uygun düşmemektedir. Ayrıca çekişmeli taşınmaz 4251.84 metrekare olup satışa konu miktar 2500 metrekaredir. Aradaki farkın neden ileri geldiğinin araştırılmaması da isabetli değildir. Hal böyle olunca; Mahkemece taraflardan iddia ve savunmaları ile ilgili tüm delilleri sorulup celbedilmeli, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi huzuru ile keşif icra olunmalıdır. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında taşınmazın satışı ile ilgili senet uygulanıp kapsamı belirlenmeli, taraflardan tanık ve bilirkişilerden senette yazılı miktar ile taşınmaz miktarındaki farkın nereden ileri geldiği, taşınmazın halen … …’e satılan eve karşılık verilip verilmediği, teslim edilip edilmediği, kimin kullandığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.