YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2664
KARAR NO : 2007/2480
KARAR TARİHİ : 26.06.2007
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Alacaklısını zarara uğratmak için mevcudunu eksiltmek suçundan şüpheliler … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kadıköy C.Başsavcılığınca düzenlenen 20.12.2006 tarihli ve 2006/50952 soruşturma, 2006/32358 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne dair, Üsküdar 1.Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 02.03.2007 tarihli ve 2007/183 sayılı kararı kapsayan dosya incelendi.
Yargıtay 16.Hukuk Dairesinin 27.12.2006 tarihli ve 2006/4517-8316 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, alacaklısını zarara uğratmak amacıyla mal varlığını eksiltmek iddiasıyla sanıklara isnat edilen suç, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 331.maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 6.fıkrasında “Bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur” ve aynı Kanun’un” 349.maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre, şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla icra mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18.maddesiyle değişik 2004 sayılı Kanun’un 346.maddesinin son fıkrasına göre de; ”Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara icra mahkemesinde bakılır” hükümleri karşısında sanıklara yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılması gerekmediği, icra mahkemesine verilecek dilekçe ile yargılamaya başlanacağı hususu gözetilmek suretiyle itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 Sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 27.04.2007 gün ve 13411 sayılı Kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 07.06.2007 gün ve 2007/96815 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıklara isnat edilen suç, 2004 sayılı İİK’nun 331.maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 6.fıkrasında “bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur” yine anılan Kanun’un 349.maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla İcra Mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18.maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346.maddesinin son fıkrasına göre de “Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara İcra Mahkemesinde bakılır” hükümleri karşısında, sanıklara yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, İcra Mahkemesince verilecek dilekçe ile yargılamaya başlanacağı hususu göz önüne alındığında, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle Üsküdar 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2007 tarihli ve 2007/183 sayılı kararının BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahalli mahkemesine iadesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.6.2007 gününde oy birliğiile karar verildi.