YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6723
KARAR NO : 2022/8422
KARAR TARİHİ : 28.11.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26.05.2022 tarih ve 2022/313 E- 2022/706 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 22.09.2022 tarih ve 2022/1301 E- 2022/1351 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, … nezdinde kayıtlı olan Musay Gıda Petrol İnşaat Nakliyat Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine karşı kurumlarının sigortalısı şirket işçisi Ahmet Başlı’nın vefatı ile sonuçlanan iş kazası nedeniyle yapılan kurum ödemelerine binaen Şanlıurfa 2. İş Mahkemesinin 2012/550 esasına kayden rücuan tazminat davası açıldığını, ihyası istenilen şirketin TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca 15.10.2015 tarihinde davalı tarafından re’sen sicilden terkin edildiğini, mahkemece ihya davası için kendilerine süre verildiğini belirterek Musay Gıda Petrol İnşaat Nakliyat Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf cevap vermemiş, bilahare müzekkereye cevaben gönderdikleri yazıda ihya için beş yıllık yasal sürenin geçtiğini belirterek yasal hasım olduklarından aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; her ne kadar şirketin ticaret sicili kayıtları 6102 sayılı Kanun’un Geçici 7. maddesi gereği silinmiş ise de, Geçici 7. maddenin 11. fıkrası gereği şirketin ticaret sicilinden re’sen kaydının silinmesi için Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün evvela Geçici 7. maddenin 4/a ve 4/b fıkralarında gösterilen hususları yerine getirmesi gerektiği, somut olayda, sadece Ticaret Sicil Gazetesi ilanlarının bulunduğu, Geçici 7. maddenin 4/a fıkrasında gösterildiği gibi öncelikle ilgililere ihtar gönderildiğine ilişkin bir belge sunulmadığı, re’sen terkin işlemi yapılan şirketin temsil ve ilzam ile yetkilendirilmiş yöneticilerine ihtar gönderilmediği, şirketin sicil kaydının usulüne uyulmadan silindiği, davalı tarafça davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı savunulmuş ise de TTK’nın Geçici 7/15. maddesinde belirlenen 5 yıllık hak düşürücü sürenin usulüne uygun bir terkin işleminden itibaren başlaması gerektiği, usulüne uygun bir terkin yapılmadığı, bu durumda hak düşürücü sürenin uygulamayacağı, davalı … her ne kadar yasal hasım olsa da re’sen terkin işleminin usulüne uygun yapılmadığı, dava açılmasına neden olunduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçeleri ile davanın kabulüne Şanlıurfa Ticaret Sicil Müdürlüğünün 10035 sicil numarasında kayıtlı iken sicil kaydı kapatılan Musay Gıda Petrol İnşaat Nakliyat Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin Şanlıurfa 2. İş Mahkemesinin 2012/550 Esas sayılı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazına ilişkin ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla Ticaret Siciline yeniden tescili ile ihyasına; ek tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için ihyasına karar verilen şirketin son yetkili temsilcisi ve ortağı olan …’ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafında istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; davalı … vekili ihtar tebligatlarının bila ikmal iade edildiğini istinaf dilekçesinde belirtmişse de yargılamanın hiç bir aşamasında tebligat evrakı sunmadığı, davalının ilk derece mahkemesine verdiği cevabi yazı ekinde sadece gazete ilanlarının bulunduğu, tebligat mazbatasının bulunmadığı, terkinin usul ve yasaya uygun yapıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığı, ilk derece mahkemesinin usule aykırı işlem nedeniyle HMK’nın 326. maddesi uyarınca davalı aleyhine vekalet ücretine ve sair yargılama masraflarına hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve terkin tarihi itibarı ile terkin edilen şirket aleyhinde derdest dava bulunması nedeniyle 6102 sayılı Kanun’un Geçici 7/2. maddesi gereğince terkin işleminin geçersiz olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 28.11.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.