YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4293
KARAR NO : 2006/5547
KARAR TARİHİ : 14.07.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
MÜDAHİL : …, VS.
DAHİLİ DAVALI : HAZİNE, … KÖYÜ TÜZEL KİŞİLİĞİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 992 parsel sayılı 900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan men’i müdahale dava dosyası nizalı parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerden olmadığı, zilyetlikle mülk edinme şartlarının adına tescil kararı verilen…yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmaz…ve … tarafından davalı … … aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan men’i müdahale davası nedeniyle tutanağın malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı … ve … 3.10.1986 tarihli oturumda, yine davacı … 25.12.1990 ve 9.7.1991 tarihli oturumlarda davalarından vazgeçtiklerini beyan etmişler, bu beyanları usulüne uygun olarak belgelendirilmiştir. Vazgeçme kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Vazgeçmeye rağmen davacı adına tescil kararı verilmesi yasaya aykırıdır. Taşınmazın öncesinin sahipsiz olduğu, davacı ve müdahillerin taşınmaz üzerindeki zilyetliklerinin yasanın aradığı süre ve nitelikte bulunmadığı mahkemece yapılan araştırma ile belirlenmiştir. Mahkemece davacıların vaki vazgeçme beyanları nazara alınmadan ve hiç kimse adına edinme şartlarının gerçekleşmediği gözetilmeden yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 18.maddesi gereğince davacı ve müdahillerin taleplerinin reddine, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekir. Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.7.2006 gününde oy birliği ile karar verildi.
…