YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9142
KARAR NO : 2008/8259
KARAR TARİHİ : 22.12.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 141 ada 3 parsel sayılı 15.904,31 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz …, 4 parsel sayılı 9.309,84 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap koşullarının gerçekleşmediği iddiasına dayanarak ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, jeoloji ve fen bilirkişilerin 20.6.2008 tarihli ek rapor ve krokisinde çekişmeli 141 ada 3 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen 660,63 metrekarelik bölümünün aynı ada son parsel numarası verilerek ham toprak vasfıyla davacı Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen 15.243,68 metrekarelik bölümünün ise tespit gibi davalı … adına; 141 ada 4 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen 190,26 metrekarelik bölümünün aynı ada son parsel numarası verilerek ham toprak vasfıyla davacı Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen 9.119,58 metrekarelik bölümün ise tespit gibi davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokide (A) harfi ile gösterilen bölümlerinin imar ve ihya edilmediği, bu bölümler üzerinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile taşınmaz edinme koşullarının davalılar lehine gerçekleşmediği gerekçesi ile, (B) harfi ile gösterilen kısımlar yönünden ise 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14-17 maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap koşullarının davalılar lehine gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve davalı tanıkları davalılarının murisleri ile birlikte zilyetliklerinin 50 yılı aşkın olduğunu bildirmişler, ziraatçı bilirkişi tarafından düzenlenen 24.03.2008 tarihli raporda dava konusu taşınmazların uzun yıllardır tarla olarak kullanıldığı, imar ve ihya edildiği belirtilmiş, buna karşın jeolog bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 12.05.2008 tarihli rapor ve 20.6.2008 tarihli hakim havaleli ek bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazların aktif çay yatağı içinde kalmadığı, üzerlerindeki imar ve ihyanın (A) harfi ile gösterilen kısımlarda 8-10 yıl diğer bölümlerinde ise 25 yıllık olduğu belirtilmiş olduğu halde mahkemece tanık beyanları ve uzman bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için; iki ziraat mühendisi ve bir jeoloji mühendisinden oluşan bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif icra edilerek taşınmazların niteliği, imar ve ihyanın başlangıç ve tamamlanış tarihi, taşınmazların tarımsal amaçlı olarak kaç yıldan bu yana kullanıldığı hususlarında eski raporları da irdeleyen ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 22.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.