YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6536
KARAR NO : 2008/7987
KARAR TARİHİ : 16.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu 187 ada 1 parsel sayılı 217.636,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı …, hak düşürücü süre içinde tapu kaydına dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli taşınmazın fen bilirkişisinin raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen 501 m2 ve 530 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının gayrısabit hudutlu olup miktarları ile geçerli bulunduğu ve kayıt miktar fazlasının zilyetlikle iktisap edilemeyeceği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece davacının zeminde çekişmeli taşınmazın hangi bölümü üzerinde hak iddia ettiği kesin olarak saptanmamış, kamulaştırma haritalarının uygulanması sağlanmamış, kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerin dağıtıma tabi tutulup tutulmadığı araştırılmamış, yerel bilirkişi ve tanıklardan davacının hak talebinde bulunduğu taşınmaz bölümü üzerinde zilyetliğinin bulunup bulunmadığı hususunda olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmamıştır. Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilemez. Doğru sonuca varabilmek için öncelikle davalı Hazine’nin tutunduğu tapu kaydının tesisine esas bütün kayıt ve belgeler mahalli Tapu Sicil Müdürlüğü’nden getirtilmeli, 1959 yılında yapılan kamulaştırma sırasında davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının 22 ve 24 numaralı kamulaştırma parsellerine uygulandığı ancak arada 23 numaralı kamulaştırma parselinin de bulunduğu ve bu parsele Şubat 1926 tarih 13 sıra numaralı tapu kaydının uygulandığı anlaşıldığına göre söz konusu tapu kaydı tesis ve tüm tedavülleri ile birlikte dosya içine celbedilmeli, kamulaştırmayı yapan kamu idaresinden kamulaştırma haritalarının ölçeği sorulmalı, gerekirse sabit noktaya ulaşana kadar bütün çevre taşınmazları içine alan daha geniş kapsamlı kamulaştırma haritaları istenmeli, bundan sonra mahallinde yeniden keşif yapılarak çekişmeli parsel üzerinde davacının hak iddia ettiği bölümün neresi olduğu kesin bir şekilde saptanmalı ve fen bilirkişisinden bu bölümü düzenleyeceği haritada açıkça göstermesi istenmeli, bundan
sonra 23 numaralı kamulaştırma parseline uygulanan tapu kaydı da dikkate alınarak davacı tapularının miktarına göre kapsamı kesin olarak saptanmalı, davacı tapusunda geçen “Astur” yerinin 23 numaralı kamulaştırma parseline uygulanan tapu kaydı olup olmadığı incelenmeli, kaçak ve yitik kişilerden Hazineye kalan yerlerin Hazine tarafından dağıtılıp dağıtılmadığı araştırılmalı, keşifte dinlenecek yerel bilirkişi kurulu ile taraf tanıklarından çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı tarafın zilyetliğinin bulunup bulunmadığı, zilyetlik varsa hangi tarihte ve ne surette başladığı, kimden kime ve nasıl intikal ettiği ve zilyetliğin sürdürülüş biçimi hakkında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, Hazine tapusunun tesisine ilişkin belge ve tutanaklarda tanık ya da yerel bilirkişi imzası bulunduğunun tesbit edilmesi halinde bu kişiler de tanık sıfatıyla dinlenilmeli, uzman ziraatçı ve orman bilirkişilerinden davacının hak talebinde bulunduğu taşınmaz bölümünün öncesinin ne olduğu, toprak ve bitki örtüsünün niteliği, öncesinin orman olup olmadığı hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden kamulaştırma haritası ile kadastro paftası çakıştırılmak suretiyle ve keşfi izlemeye olanak sağlar tarzda rapor ve harita istenmeli, bundan sonra kayıt miktar fazlası olan bölümler üzerinde davacı taraf yararına Hazine tapusunun oluştuğu tarihe kadar zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 550.00 YTL vekalet ücretinin davalı Hazineden alınarak, kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, 16.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.