YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8323
KARAR NO : 2023/330
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı
Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2014/243 Esas, 2016/68 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2014/243 Esas, 2016/68 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 15.09.2021 tarihli ve 2020/6454 Esas, 2021/5837 Karar sayılı kararı ile özetle sanığın yargılama konusu eylemi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usûlünün uygulanabilir hâle geldiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2022 tarihli ve 2021/769 Esas, 2022/35 Karar sayılı kararı ile Dairemizin bozma kararına uyularak basit yargılama usulüne göre yapılan yargılama neticesinde, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Basit yargılama usulüne göre verilen hükme yönelik sanık müdafiinin itirazı üzerine dosyanın yeniden ele alındığı ve … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli ve 2022/218 Esas, 2022/5027 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.10.2022 tarihli ve 2022/115932 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Alkol muayenesine ilişkin doktor raporu gereği beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Suçun unsurları itibariyle oluşmadığına,
3. 5237 Sayılı Kanun’un 66 ıncı maddesi gereği düşme kararı verilmesine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü saat 18.55 sıralarında, sanığın idaresindeki aracı ile seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde kontrolsüz şekilde sola doğru manevra yaptığı ve müşteki …’ın idaresindeki aracın sağ yan tarafına çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebep olduğu, kaza sonrasında saat 20.34 sıralarında düzenlenen doktor raporuna göre sanığın 0.44 promil alkollü olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanığın alınan savunmasında tevil yollu ikrarda bulunduğu görülmüştür.
3. Sanık hakkında kazanın hemen sonrasında kolluk tarafından alkolmetre ile yapılan alkol ölçümüne göre düzenlenen 29.08.2013 tarihli alkol muayene raporuna göre 1.11 promil alkollü olduğu, kaza sonrasında yapılan muayene sonrasında düzenlenen adli doktor raporuna göre 0.44 promil alkollü olduğu anlaşılmaktadır.
4.Sanığın güncel adlî sicil kayıt örneği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Alkol Muayenesine İlişkin Doktor Raporu Gereği Beraatine Karar Verilmesi Gerektiği Yönünden;
Her ne kadar sanık müdafii tarafından temyiz dilekçesi içeriğinde sanık hakkında kolluk tarafından düzenlenen alkol muayene raporunun hükme esas alındığı ve 1.11 promil alkollü olduğu kabulüyle sanığın mahkumiyetine karar verildiği, doktor raporu gereğince tespit olunan 0.44 promil değerinin 1 promilin altında olması sebebiyle beraatine hükmedilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, sanığın kazadan 1 saat 39 dakika sonra düzenlenen adli muayene raporuna göre 0.44 promil alkollü olduğunun tespit edildiği ve Adli Tıp uygulamalarına göre kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte alkol oranının her saat ortalama 0,15 promil azaldığının kabulünün gerekeceği, buna göre somut olayda kaza sırasında yaklaşık 0.69 promil alkollü olduğu, 01.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48 inci maddesinin yedinci fıkrasında yer alan, ”Hususi otomobil sürücüleri bakımından 0.50 promilin, diğer … sürücüleri bakımından 0.20 promilin üzerinde alkollü olan sürücülerin trafik kazasına sebebiyet vermesi halinde, ayrıca Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır” şeklindeki düzenleme karşısında; sanığın yapılan alkol ölçümü sonucu, 0.69 promil alkollü vaziyette idaresindeki … ile kaza yaptığının tespit edildiği anlaşılmakla; atılı suçun yasal unsurları oluştuğundan ve hükmedilen temel ceza miktarının sanığın kusur durumu ile orantılı olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suçun Unsurları İtibariyle Oluşmadığı Yönünden;
01.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48 inci maddesinin yedinci fıkrasında yer alan, ”Hususi otomobil sürücüleri bakımından 0.50 promilin, diğer … sürücüleri bakımından 0.20 promilin üzerinde alkollü olan sürücülerin trafik kazasına sebebiyet vermesi halinde, ayrıca Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır” şeklindeki düzenleme karşısında; sanığın yapılan alkol ölçümü sonucu, 0.69 promil alkollü vaziyette idaresindeki … ile kaza yaptığının tespit edildiği anlaşılmakla; atılı suçun yasal unsurları oluştuğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. 5237 Sayılı Kanun’un 66 ncı Maddesi Gereği Düşme Kararı Verilmesi Yönünde;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının e bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 29.08.2013 tarihinden itibaren olağanüstü 12 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin olunan 2 ay 15 gün hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin hüküm fıkrasının ve uygulama maddesinin gösterilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde E bendinin 1 inci fıkrasında açıklanan nedenle … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli ve 2022/218 Esas, 2022/5027 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 1 numaralı hüküm 3 üncü fıkrasından sonra gelmek üzere ” “Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 2 ay 15 gün hapis cezasının TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK’nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 75 tam gün olarak belirlenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.