YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4170
KARAR NO : 2009/9435
KARAR TARİHİ : 22.06.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, ilk kesinti tarihinden itibaren tarım bağkur sigortalısı olduğunun tesbiti ile aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, ilk prim kesinti tarihi olan 01.07.1997 tarihinden itibaren Kuruma tescil tarihi olan 01.08.2008 tarihine kadar 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu çalışmaları dışında dışında Tarım … sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan yasanın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan, resen tescil başlığını taşıyan 9. maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36. maddesi kapsamında Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2. madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Sosyal Güvenlik Kurumu’na ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı resen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği resen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. Ayrıca, 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … ekicileri istihsal kooperatifleri ile birliği, … Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının,tarım … sigortalı olarak kuruma kayıt ve tescilinin bulunmadığı, uyuşmazlık konusu dönemde 1998 yılında 182 gün, 1999 yılında 148 gün, 2003 yılında 68 gün ve 15.04.2005 ile 2007 yılı 3 ayı arasında kesintisiz 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmalarının bulunduğu ve primlerinin ödendiği, Mayıs 1997 tarihinde Akhisar Yaprak Tütün İşletmeleri Müdürlüğü tarafından davacının teslim ettiği ürün bedellerinden … prim kesintisi yapıldığı,takip eden yıllarda 1998, 1999, 2001, 2002, ve 2003 yıllarında da … prim kesintilerinin devam ettiği, ayrıca, davacının ziraat odasına 24.04.2003 tarihinden itibaren, tarım kredi kooperatifine 06.05.2002 tarihinden itibaren kayıtlı olduğu, adına kayıtlı zirai arazilerinin bulunduğu görülmektedir.
2926 sayılı Yasa’nın 6/b maddesi hükmüne göre, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren sigortalılıkları sona erer. Ancak Tarım … sigortalılığının devamı sırasında diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaların bulunması halinde bunların özellikle kısa süreli çalışmalar olması ve bu çalışmaların varlığı halinde de tarımsal faaliyetin devam ettiğinin kayıt, belge ve delillerle desteklenmesi durumunda tarımsal faaliyeti devam ettirme iradesinin kaybolmadığı kabul edilir. Uzun süreli çalışmaların devreye girmesi durumunda artık iradenin, bu çalışmanın tabi olduğu sigorta kolunda oluşacağı açık olduğundan, uzun süreli çalışma sonrasında tarım sigortalılığının devam etmeyeceği ancak kuruma yeniden müracaatın bulunması veya tarım … sigortalılığına devam etme iradesini ortaya koyacak şekilde düzenli prim ödemelerinin ya da sattığı ürünlerden prim tevkifatlarının yapılmış olması durumunda sigortalılığın yeniden başlatılacağı Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda davacının ilk prim kesintisinin yapıldığı Mayıs 1997 tarihini takip eden ay başı olan 01.06.1997 tarihinden itibaren uzun süreli 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalışmalarının başladığı 15.04.2005 tarihine kadar olan sürede 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmaları kısa süreli olması, ayrıca, davacının ziraat odası, tarım kredi kooperatifi kayıtları, prim kesintileri ile topu kaydı ve tanık anlatımlarından tarımsal faaliyetin kesintisiz devam ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının ilk prim kesintisinin yapıldığı tarihi takip eden ay başı olan 01.07.1997 tarihinden itibaren çakışan kısa süreli 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmaları dışlanarak uzun süreli çalışmasının başladığı 15.04.2005 tarihine kadar olan sürede tespit kararı verilmesi gerekirken uyuşmazlıkta uygulanma olanağı bulunmayan baskın sigortalılık gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 67,20 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğundan, 22.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.