Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/2730 E. 2009/176 K. 26.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2730
KARAR NO : 2009/176
KARAR TARİHİ : 26.01.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, müvekkillerinin müşterek çocukları … idaresindeki araç ile davalıya trafik sigortalı aracın çarpışması sonucu …’un vefat ettiğini, olayda sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğunu belirterek, davacı baba için 15.000.00 YTL ve anne için 17.000.00 YTL olmak üzere toplam 32.000.00 YTL destekten yoksun kalma tazminatının, avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirket merkezinin bulunduğu Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu bildirerek dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, taraflar arasında doğrudan sözleşme ilişkisi olmadığı gibi şubenin işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlık da bulunmadığından HUMK.’nun 19. ve 17. maddelerindeki yetki kuralının somut olayda uygulanamayacağı, poliçenin Konya’da düzenlendiği, kazanın ise Seydişehir’de meydana geldiği, davalının merkezinin Sarıyer ilçe sınırları içinde kaldığı ve davanın Ankara’da açılması mümkün olmadığından, HUMK.’nun 9/1 maddesindeki genel yetki kuralı gereğince, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dava dosyasının yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-HUMK.nun 381 ve 388 maddeleri gereğince, kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine uygun olması gerekir.
Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa karada “…yetkili Beyoğlu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine” denildiği halde, gerekçeli kararda “…yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine” denilmiştir. Bu durumda, kısa karar ile gerekçeli karar çelişkili olup, HUMK.nun 381 ve 388 maddelerine ve 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararına aykırılık teşkil ettiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 26.1.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.