Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/10813 E. 2009/10021 K. 29.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10813
KARAR NO : 2009/10021
KARAR TARİHİ : 29.06.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı davalı işveren nezdinde 3.11.1997-9.3.2007 tarihleri arası çalıştığının tesbitine karar Verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından dÜzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davalı …’a ait iş yerlerinde geçen ve kuruma bildirilmeyen 03.11.1997-09.03.2007 yılları arasındaki çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 01.07.1998-06.02.2007 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalılardan … adına tescilli 1054586.09 sicil nolu tarım işletmesi ve hayvancılık iş yerinin 28.06.2001 tarihinde 506 sayılı yasa kapsamına alındığı ve faaliyetine devam ettiği, iş yerinden davacı ile ilgili kuruma verilmiş giriş bildirgesi bulunmadığı, dönem bordrolarında da davacının çalışmasının bildirilmediği, davacının eşi…….’in 28.06.2001 tarihinden itibaren kesintisiz 2007 yılı şubat ayına kadar aynı iş yerinde çalışmalarının Kuruma bildirildiği, davacının eşi ve çocukları ile birlikte işveren tarafından tahsis edilen işyerindeki meskende ikamet ettikleri tanık anlatımlarına göre iş yerinde yaklaşık 80 adet büyükbaş hayvan bulunduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dAyanağını oluşturan; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları
destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; dinlenen davalı tanıkları davacının zaman zaman süt sağım ve hayvanların bakımı işinde eşine yardım ettiği sürekli bir çalışmasının bulunmadığını, davacı tanıkları ise davacının iş yerinde sürekli hayvanların bakımı, beslenmesi ve süt sağımı işinde eşi ile birlikte çalıştığını söyledikleri halde tanık anlatımları arasındaki çelişkileri gidermeden ayrıca davacının iş yerinde eşi ve çocukları ile birlikte oturduğuna göre ev işleri ve çocuklarının bakımı işini de birlikte sürdürdüğü gözetilerek çalışmalarının part time veya sürekli mi olduğu tespit edilmeden eksik araştırma ile sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yapılacak iş; davacının çalışmaları ile ilgili çocuklarının bakımı ve ev işlerine zaman ayırması gerektiği dikkate alınarak çocuklarının sayısı ve yaşları da sorularak uyuşmazlık konusu dönemde günde kaç saat hayvan bakımı ve süt sağımı işinde çalıştığı ile ilgili tanıkları yeniden dinlemek, anlatımları arasındaki çelişkiler giderilip, uyuşmazlık konusu dönemde aynı iş yerinde çalışması bulunan bordro tanıklarının anlatımına itibar edilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.