YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/59
KARAR NO : 2022/6010
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak (İstirdat ve Tazminat) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında hayvancılık tesisi yapımı için 18.11.2008 tarihinde eser sözleşmesi imzalandığını, davacının kendisine düşen edimi yerine getirerek sözleşme bedeli olan 450,000 TL’yi ödediğini, davalının ise edimini yerine getirmediği ve işi tamamlamadığını, Hayrabolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/13 D.İş dosyası ile yapılan 16.01.2009 tarihli tespit ile işin eksik bırakıldığının sabit olduğunu, davalı tarafa bu tespitten sonra İstanbul 34. Noterliği’nin 30.01.2009 tarih ve 2580 sayılı ihtar ile 10 günlük süre verildiğini, davacı tarafından davalı tarafa verilmiş ilave sürelere rağmen işin tamamlanmadığını ve sözleşmenin 16.02.2009 tarihinin sonunda fesih edildiğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı tutalarak fazla ödenen 50.000 TL iş bedeli ve 50.000,00 TL ceza-i şart olmak üzere toplam 100.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; dava fazla ödemeden kaynaklı istirdat ve sözleşmenin gereğini yerine getirmeyen davalıdan sözleşme ile belirlenen ceza-i şartın tahsili isteminden ibaret olduğu, istirdat davalarının görülebilmesi için borçlunun gerçekte olmayan bir borcu ödemiş olması, borcun icra takibi sebebiyle icra takibi sırasında ödenmiş olması, borcun cebr-i icra tehdidi altında ödenmiş olması ve borcun ödendiği tarihten itibaren bir sene içerisinde davanın açılması gerektiği, somut olayda fazla ödendiği anlaşılan 275,850 TL’nin herhangi bir icra takibi sırasında cebri icra tehdidi altında ödenmediği, bu şekilde istirdat davasının görülme koşulunun oluşmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek fazla ödemeye yönelik talebin reddine, ceza-i şarta yönelik talebin kabulüne ve davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar davacı iş sahibi vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve temyiz eden tarafın sıfatına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz temyiz itirazına gelince;
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan fazla ödenen iş bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın 33. maddesi gereğince hakim Türk Hukukunu re’sen uygulayacağından maddi vakıaları ileri sürüp kanıtlamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Diğer bir deyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).
Davacının dava dilekçesi değerlendirildiğinde ise; talebinin eser sözleşmesi kapsamında ödenen fazla iş bedelinin iadesi olduğu, davacının İİK 72. maddesinde düzenlenen istirdat davası ile ilgili bir talebinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre de; eser sözleşmelerinin feshi halinde iş sahibi, sebepsiz zenginleşme hükümlerince ödenen bedelin istirdatını talep edebilir. (Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 2013/6321 Esas, 2014/145 Karar sayılı ilamı).
Somut olayda taraflar arasında imzalanan sözleşmenin götürü bedelli olduğu, sözleşmenin feshedildiği, yapılan işin seviyesinin mahkemece tespit ettirildiği anlaşılmaktadır. Eser sözleşmesi feshedildiğine göre yapılan imalatın bedelinin belirlenerek, ödenen bedelden mahsubu ile fazla ödenen bedelin iadesine karar verilmesi gerekmektedir. Götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin saptanması ya da iş sahibinin ödemesinin fazla olup olmadığının belirlenmesi için gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak tüm işe oranının tespiti, bulunacak bu oranın toplam iş bedeline uygulanarak hak edilen bedelin saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerekmektedir.
Buna göre, sözleşme bedeli 500.000,00 TL ve yapılan işin tüm sözleşmeye oranın %34,83 olduğu dikkate alınarak yapılan hesaplamada; davalı yüklenicinin hakettiği bedelin 174.150,00 TL olduğu, bu durumda davalıya ödendiği sabit olan 450.000,00 TL’nin mahsubu ile 275.850,00 TL’nin yükleniciye fazla iş bedeli olarak ödendiği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece yapılacak iş; fazla ödeme talebi yönünden taleple bağlı kalınarak 50.000,00 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmesinden ibarettir.
Kabule göre de; davalı vekilinin iflas ile vekalet ilişkisi sona erdiğinden ve tasfiye memuru vekil tutmadığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 22.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.