YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7790
KARAR NO : 2008/8313
KARAR TARİHİ : 23.12.2008
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin asıl ve birleşen dava sonucunda verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden taraftan gelen olmadı. Aleyhine temyiz istenilen taraftan … vekili Avukat … geldi. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, ancak kooperatife borcu olmamasına rağmen kurada kendisine çıkan dairenin tapusunun müvekkiline verilmediğini, arsa sahibi davalı … adına tescil edildiğini ileri sürerek, J blok 36 numaralı dairenin müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise dairenin tapusunun davalı … üzerine kayıtlı olduğunu ileri sürerek talebini tekrarlamıştır. Davalı kooperatif vekili, kat irtifakının arsa sahiplerince yapıldığını, dairenin kurada davacıya çıktığını, arsa sahiplerinin bu daire üzerinde bir haklarının bulunmadığını ve tescile muvafakat ettiklerini bildirmiştir. Diğer davalılar vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davaya konu dairenin kurada davacıya isabet ettiği, sözleşme gereği mülkiyetin kooperatife geçtiği, yapılan devir işleminin de muvazaalı ve geçersiz olduğu gerekçeleriyle, davalı … bakımından davanın husumetten reddine, diğer davalılar bakımından ise davanın kabulüne, tapu kaydının iptaline, dairenin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan … vekilince temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu ve noter huzurunda çekilen kur’a tespit tutanağına göre, dava konusu konutun davacıya isabet ettiği, ancak aynı konutun önce arsa maliki olan davalı …, daha sonra mümeyyiz davalı … adına tescil edilmiş ve halen bu kişi adına tescilli bulunduğu anlaşılmaktadır. Yine aynı mahkemenin 2003/465 esas sayılı dava dosyasına ait belgelerin incelenmesinden arsa malikleri ile dava dışı…arasında imzalanan 11.12.1992 tarihli eser sözleşmesi uyarınca, dava konusu arsa üzerinde kat karşılığı inşaat yapılması işinin…tarafından üstlenildiği, daha sonra bu işin Hüseyin tarafından 04.11.1993 tarihli sözleşme ile alt müteahhit sıfatıyla davalı …. Yapı Kooperatifleri Birliği’ne devredildiği, 15.11.1994 tarihinde ise Birlik ile diğer davalı …. Kent Yapı Koop. arasında üçüncü bir eser sözleşmesi imzalanarak, aynı işin bu kez davalı …. Kent Yapı Kooperatifine verildiği, 04.11.1993 ve 15.11.1994 tarihli sözleşmelerde, 11.12.1992 tarihli eser sözleşmesindeki hükümlere atıflar yapıldığı, arsa maliklerince sunulan dava dilekçesinde ise, eser sözleşmelerinin feshinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece işbu davada, 2003/465 esas sayılı dava dosyasında alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek, arsa malikleri ile davalı kooperatif arasındaki eser sözleşmesi hükümlerine göre, davalı kooperatife eksik konut verildiği ve davalı kooperatifin bu sözleşme hükümleri uyarınca dava konusu konutun da mülkiyetini kazanmayı hak ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de; bu gerekçenin dayandığı eser sözleşmesinin 2003/465 esas sayılı davanın konusunu oluşturduğu açık olduğuna göre, öncelikle anılan davanın sonucunun beklenmesi gerekmektedir. Zira, eser sözleşmelerinin geçerli olup olmadığı ve işbu davanın konusunu oluşturan konut da dahil olmak üzere, hangi konutun kime isabet edeceği, ancak 2003/465 esas sayılı davada tartışılıp belirlenecektir. Anılan davanın sonucunda, dava konusu eser sözleşmelerinin feshine karar verilmesi halinde ise, işbu davanın da sonuçtan doğrudan etkileneceği tabiidir. Her ne kadar mahkemece 2003/465 esas sayılı davanın, arsa malikleri tarafından açılan bir tapu iptali ve tescil davası olmadığı gerekçesiyle, anılan davanın sonucunun beklenmemesine karar verilmiş ise de; yukarıda açıklandığı üzere, anılan dava eser sözleşmelerinin feshi istemine ilişkin olsa da, işbu davanın sonucunu doğrudan etkileyecektir. Esasen mahkeme gerekçesinde 2003/465 esas sayılı davada alınan bilirkişi raporuna dayanılması dahi, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini göstermekte olup, yine mahkemece ara kararında, 2003/465 esas sayılı davanın sonucunun beklenmesine karar verildiği halde, sonradan bu karardan vazgeçilerek yazılı gerekçeyle hüküm kurulmuştur. Bu durum karşısında mahkemece, 2003/465 esas sayılı dava dosyasının sonucunun beklenmesi ve anılan davada varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma neden ve şekline göre sair nedenlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ayrıca 60-YTL temyiz başvuru harcı alınmadığı anlaşıldığından alınan peşin harçtan mahsubuna, 23.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi