Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/1803 E. 2022/6890 K. 15.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1803
KARAR NO : 2022/6890
KARAR TARİHİ : 15.11.2022

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Gerede Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 29.06.2016 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkında dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.10.2019 günlü hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından talep edilmiştir. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf talebinin kabulüne, yeniden hüküm tesisine ve davanın kabulüne dair verilen kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili, karşı taraftan duruşmasız incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 15.11.2022 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Av. … ile karşı taraftan davalı vekili Av. … … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR
I.DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin dava konusu 201 ada 1 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, ½ payın taşınmazın diğer paydaşlarından olan … tarafından 29.03.2016 tarihinde 370.000,00 TL bedelle davalıya satıldığını, davalının satışı noter aracılığıyla bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, satış bedelinin müvekkillerinin önalım hakkını engellemek amacıyla yüksek gösterildiğini, mahallinde yapılacak keşifte gerçek değerin belirleneceğini belirterek, dava konusu taşınmazda 1/2 hissenin müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili, davacının muvazaa iddiasını kabul etmediklerini, satış bedelinin banka aracılığıyla ödendiğini, satış bedelinde muvazaa olmadığının diğer bir kanıtının da banka ekspertiz raporu olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların bedelde muvazaa iddiasını ispatladığı ve taşınmazın değeri konusunda bilirkişi raporu ile tespit edilen 294.231,37 TL’nin önalım bedeli olarak esas alındığı, davacıların bu bedeli depo ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu 201 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalıya ait ½ hissenin davacılar adına tesciline ve önalım bedeli olan 294.231,37 TL’nin davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, bedelde muvazaa iddiasının ispatlanamadığını, mahkemece ıslah ile değeri arttırılmayan miktarlar üzerinden harç, masraf ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ve re’sen gözetilecek sebeplerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Kararı ile davacıların bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamadıkları, önalım bedelinin 377.400,00 TL olmasına rağmen bedelde muvazaa iddiasında bulunarak satış bedelinin 294.232,00 TL olduğunun ileri sürüldüğü dolayısıyla davacıların 83.168,00 TL bakımdan bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamadıkları, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin bu miktarlar gözetilerek belirlenmesi gerektiği, karar ve ilam harcının ise 377.400,00 TL üzerinden hesaplanması gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Nedenleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, bedelde muvazaa iddiasının kanıtlandığını, harç ve vekalet ücretine ilişkin olarak da hukuka aykırı karar verildiğini beyan ederek ve re’sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde, bedelde muvazaanın söz konusu olmadığını, davacıların dava dilekçesinde dava değerinin 10.000,00 TL olduğunu belirttiklerini, mahkemece bu değer esas alınarak harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek ve re’sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
2.1.Önalım … paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.
2.2.Önalım hakkının kullanılmasıyla bu … kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.
2.3.Dava konusu payın satışına ilişkin hukuki işlemin tarafı olan davalı üçüncü kişi durumundaki davacıya karşı bedelde muvazaa iddiasında bulunamaz ise de davacı önalım hakkına engel olmak amacıyla satış bedelinin resmi satış senedinde yüksek gösterildiğini iddia edebilir ve bu iddiasını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir.
2.4.Davacı, önalım bedelinin tapuda gösterilen değerden az olduğunu ileri sürerek bedelde muvazaa iddiasında bulunması halinde bu iddiasını kanıtlamalıdır. Bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamaması halinde iddia edilen bedel ile tapuda gösterilen bedel arasındaki fark üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.
2.5.Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesinde de; “Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.” hükmü yer almaktadır. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesindeki düzenleme yargılama harçları için uygulanmaz. Çünkü davanın reddi hariç harç daima davalıya yüklenir.
3.Değerlendirme
3.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki (3.2. vd.) bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.2.Davacılar vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
3.3.Davacılar bedelde muvazaa iddiasında bulunmuş, resmi senette önalım hakkına konu edilen payın değerinin önalım hakkının kullanılmasını önlemek amacıyla yüksek gösterildiğini ileri sürmüş ve davalarını 10.000,00 TL üzerinden harçlandırarak, davalı adına kayıtlı payın iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.
3.4.Bölge Adliye Mahkemesince, davacıların bedelde muvazaa iddiası kabul edilmeyerek tapuda gösterilen satış bedeli ile harç ve masraflar toplamı olan 377,400,00 TL üzerinden önalım hakkının kullanılmasına karar verildiğine göre, davada kendisini vekille temsil ettiren davacılar yararına iddia olunan ve harçlandırılan değer olan 10.000,00 TL üzerinden; davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına ise iddia olunan bedel ile Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ettiği önalım bedeli arasındaki fark üzerinden kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca nispi vekalet ücreti takdiri ile harç dışındaki yargılama giderlerinin bu orana göre paylaştırılması gerekir.
3.5.Bölge Adliye Mahkemesince, belirtilen hususlar gözetilmeden davacılar yararına İlk Derece Mahkemesince kabul edilen önalım bedeli üzerinden; davalı yararına ise kabul edilen önalım bedeli ile İlk Derece Mahkemesinin kabul ettiği önalım bedeli arasındaki fark üzerinden İlk Derece Mahkemesince verilen karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca vekalet ücreti takdiri ve 6.445,05 TL harç yargılama giderlerine dahil edilerek yargılama giderlerinin bu orana göre paylaştırılması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
VI.KARAR
A.Gerekçe bölümünde yer alan (3.1.) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
B.(3.2. vd.) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesi gereğince Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA,
C.Peşin alınan harcın yatıranlara iadesine,
D.Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
E.Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373/2. maddesi gereğince dosyanın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE 15.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.