YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/631
KARAR NO : 2007/449
KARAR TARİHİ : 01.03.2007
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Taahhüdü ihlal suçundan sanık … hakkında … İcra Mahkemesinin 24.3.2005 gün ve 2005/42-145 sayılı kararı ile verilen 1 ay hafif hapis cezasının infazı sırasında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe düzenlemeler getirdiğinden bahisle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 402. maddesi uyarınca infazın ertelenmesini müteakip, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra infazın ne şekilde yapılacağı hususundaki talep üzerine eylemin yaptırımının idari para cezasına dönüştürüldüğü ve bu cezanın Cumhuriyet Savcılığınca verilmesi gerektiğinden bahisle, infaz evrakının … Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine ilişkin, karara yapılan itirazın reddine dair … Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2005 tarihli ve 2005/299 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, hükmün kesinleşmesinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 7.maddesinin başlığı, 5349 sayılı Kanunla “Hafif hapis ve hafif para cezalarının idari para cezasına dönüştürülmesi” olarak değiştirilerek aynı maddenin 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” hükmüne yer verildiği, yine 01 Haziran 2005 tarihli Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanunla değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesinde cezai yaptırımı tazyik hapsine, dönüştürülmüş olması sebebiyle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 24, 5252 sayılı Kanun’un 9/3 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddeleri hükümleri gözetilmek suretiyle öncelikle lehe olan kanunun tespit edilerek, Mahkemesince bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 16.01.2007 gün ve 2001 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 12.02.2007 gün ve 2007/13751 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle değişik 7.maddesinin 1.fıkrası ile “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür….”, yine 1 Haziran 2005 tarihinde kabul edilip, aynı gün Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İİK’nunda Değişiklik Yapılmasına Dair 5358 sayılı Kanun’un 7.maddesi ile İİK’nun 340.maddesindeki eylemin müeyyidesi 3 aya kadar tazyik hapsine dönüştürülmüştür. Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi göz önünde tutulduğunda 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1.fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Yasası’nın 24. ve 5252 sayılı Yasa’nın 9/3.maddelerine göre müeyyidenin İcra Mahkemesince idari para cezası olarak belirlenmesi gerektiği, bu cümleden olarak itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle ve kanuna aykırılık halinin giderilmesinin de başkaca hallinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla … Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2005 gün ve 2005/229 müteferrik sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 1.3.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.