Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/916 E. 2008/2754 K. 17.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/916
KARAR NO : 2008/2754
KARAR TARİHİ : 17.04.2008

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 186 ada 6 parsel sayılı 1559.13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2 hisselerle … ve … … adına tespit ve 14.3.1996 tarihinde tescil edilmiş; 29.8.1997 tarihli satış nedeniyle kayden … … ‘ya geçmiştir. Taşınmazın hükmen ifrazı sonucu oluşan 186 ada 45 sayılı parsel 1531,42 metrekare yüzölçümü ile … … adına kayıtlı iken 25.12.2003 tarihinde, intikalen ve pay satışı nedeniyle mirasçılarından … ‘ya geçmiş ve onun da 27.7.2004 tarihli satış nedeniyle davalı … adına tescil edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi, 21.8.2001 tarihli dava dilekçesi ile tapu kaydına dayanarak kadastro sonucu oluşan tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili isteği ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacı Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydının hukuki değerini kaybettiği ve davalı …’ın dava konusu taşınmazı iyi niyetli olarak satın aldığından iyi niyetinin korunması gerektiği gerekçeleriyle yazılı şekilde davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş ise de; mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli olmadığı gibi, yapılan değerlendirme de dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. Davacı Hazinenin 21.8.2001 tarihli dava dilekçesi 28.8.2001 tarihinde bizzat davalı …’a tebliğ edilmiştir. … o tarihte aynı dava dilekçesi ile dava açılan 186 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hisseli maliki olmakla birlikte; kendisine bizzat tebliğ edilen dava dilekçesi ile Hazinenin 186 ada 25 parsel sayılı taşınmazın komşu parselleri olan diğer taşınmazlarla birlikte 186 ada (6) 45 parsele de dava açtığından haberdar olmuştur. Şu hale göre; …’ın çekişmeli taşınmazı 27.7.2004 tarihinde iktisabı sırasında iyi niyetli olduğu ve iyi niyetinin korunması gerektiği kabul edilemez. Ayrıca; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-c maddesi uyarınca tapu kayıtlarının hukuki değerlerini kaybettiklerini kabul edebilmek için taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetlikten önce “kayıt sahibinin yirmi yıl önce ölmüş veya gaipliğine hüküm verilmiş veyahut tapu sicilinden malikinin kim olduğunun anlaşılamamış” olması koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Davacı Hazine yönünden bu koşulların oluşmayacağı ve Hazine adına kayıtlı tapu kayıtlarının hukuki değerlerini kaybetmeyecekleri tartışmasızdır. Kaldı ki Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydı, kaçak ve yitik kişilerden kalan üç parça yer için oluşturulmuştur. Yine; Mahkemece yapılan kayıt uygulamaları da hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile dosya içeriğine uygun bulunmayan değerlendirmelerle hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; davacı Hazinenin ve davalı taraf ile komşu parsellerin dayanaklarını oluşturan tapu kayıtları, Hazine adına tescillerinden önceki ilk tesislerinden itibaren Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından getirtildikten sonra, mahallinde elverdiğince yaşlı yerel bilirkişiler huzuru ile keşif yapılmalıdır. Mahallinde yapılacak bu keşifte tarafların dayanaklarını oluşturan tapu kayıtları sınırları tek tek okunmak suretiyle mahalline uygulanmaya çalışılmalı, mahalli bilirkişiler ve taraf tanıklarınca bildirilen sınırlar uzman fen bilirkişisine işaret ettirilmeli, tapuların oluşumundan sonra taşınmaz sınırlarında meydana gelmiş olabilecek değişimler üzerinde durulmalı, varsa Mart 1935 tarih 3 ve 4 numaralı tapu kayıtlarının tescillerinde ve tedavüllerinde düzenlenen harita ve krokilerden yararlanılmalı, bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanıkla kanıtlama imkanı sağlanmalı, keşfe katılacak uzman fen bilirkişisinden keşfi izlemeye, mahalli bilirkişiler ve taraf tanıklarının sözlerini denetlemeye elverişli, taşınmazların sınırlarında yıllar içinde meydana gelen değişmeleri belirtir ayrıntılı rapor alınmalı ve tarafların dayanaklarını oluşturan kayıtlara usulen kapsam tayin edilmelidir. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek; davalı …’ın bu davada iyi niyetli olduğunun kabul edilemeyeceği ve Hazine adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlikler hangi süreye ulaşılırsa ulaşsın Hazine tapu kayıtlarının hukuki değerlerini kaybetmeyecekleri hususları da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.