YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/13297
KARAR NO : 2006/473
KARAR TARİHİ : 07.02.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … ve arkadaşları vekili Avukat … geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelen tarafın yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 659, 660 ve 666 parsel sayılı taşınmazlar davalılar adına tapuya tescil edilmiş, davacılar, tapu kaydına dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacıların dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının davaya konu parselleri kapsamadığı, taksimde davacılara isabet eden arazi bölümünün davaya konu parseller içerisinde kalmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, uygulama ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır.
Çekişmeli taşınmazlar kadastro tesbiti sırasında 4.4.975 tarih 23, 25.4.1975 tarih 177, 9.2.1978 tarih 53, 22.6.1983 tarih 46 ve 31.8.1982 tarih 23 numaralı tapu kayıtlarına dayanılarak tesbit ve bilahare davalılar adına tescil edilmiştir. Davacılar Mayıs 1317 tarih 16 numaralı tapudan gelme 25.4.1975 tarih 177 nolu tapu kaydına, satın alma ve zilyetliğe dayanarak davalılar tapusunun hisseleri oranında iptali ile adlarına tescil talebinde bulunmuşlardır. Mahkemece dayanılan tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleri ile birlikte celbedildiği halde mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanağı olan belgeler getirtilmediği için uygulamada bu kayıtlardan yararlanılmamış, teknik bilirkişiye yerel bilirkişilerin gösterdiği hudutlar haritasında işaretlendirilip keşfi takip etme imkanı sağlanmamış, tapu malikleri arasında taksim yapılıp yapılmadığı, taksim yapılmışsa hangi tarihte yapıldığı, taksimde davacılara nerenin isabet ettiği, kadastro sırasında tesbit dışı bırakılan veya Hazine adına tescil edilen yer isabet etmişse, bunun taksimi bozup bozmadığı araştırılıp tartışılmadan hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davaya konu parselleri kenardan çevreleyen tüm taşınmazların onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde keşif icra edilmelidir. Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında dayanılan tapu kayıtları ihdasında itibaren tüm tedavülleri ile okunup hudutlar yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, yerel bilirkişilerin göstermediği hudutların tesbiti için taraflara bu konuda tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilip bu suretle kayıtların kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tesbit edilmelidir. ./…
2005/13297-2006/473 SH.2
Dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, tapu malikleri arasında yapılmış bir taksimin bulunup bulunmadığı, taksim yapılmışsa hangi tarihte yapıldığı, paydaşlara ve bu arada davacılara nerenin isabet ettiği, taksimde davacılara isabet ettiği söylenen yerin tapu kapsamında kalıp kalmadığı, tapu kapsamında kalıyor ise; kadastroda ne gibi bir işleme tabi tutulduğu, tesbit dışı bırakılmış veya Hazine adına tesbit edilmiş ise davacıların kadastral işlemin iptali konusunda çaba gösterip göstermedikleri, davalıların bu konuda davacılara gerekli hukuki yardımda bulunup bulunmadıkları etraflıca sorulup saptanmalı, tapu malikleri arasında yapılmış bir taksim varsa bu taksimin davacılara isabet eden arazi bölümünün tesbit dışı bırakılması veya Hazine adına tesbit edilip kesinleşmesi ile bozulup bozulmayacağı araştırılıp tartışılmalı, gerektiğinde bu konu ile ilgili tüm dosya ve belgeler getirtilip incelenmeli, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtip, davacılara taksimde (taksim varsa) isabet eden yerin bu kapsama göre konumunu gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmelidir. Delillerin değerlendirilmesi sırasında; taksim sırasında davacıların kendilerine isabet eden yerin Hazine’ye ait olduğunu veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden bulunduğunu bilebilecek durumda olup olmadıkları ve diğer paydaşların bu gibi hallerde kanuni garanti mükellefiyetlerinin bulunup bulunmadığı nazara alınıp buna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 450.00.YTL. vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak duruşmada kendilerini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine, 7.2.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…