Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/1874 E. 2007/1702 K. 14.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1874
KARAR NO : 2007/1702
KARAR TARİHİ : 14.05.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle: “Dava konusu parselin 13.9.1975 tarihinde tapu kaydına dayalı olarak tespit edildiği, tapulama postasının 7.1.1976 tarihli ek karar ile taşınmazın 1975/202 esas sayılı dosyada davalı olması nedeniyle malik hanesini açık bıraktığı, Hazinenin ilk tespite yaptığı itirazın 3.11.1976 günlü kararla reddedilmesi karşısında, mahkemece ikinci kararın askı ilan süresinden önce alınıp alınmadığının araştırılarak, ilk kararın geçerli olduğu sonucuna varılması halinde kararda belirtilen 1975/202 sayılı dava dosyasının getirtilerek kadastro tutanağı ile birleştirilip yasal ilanların yapılması, belirtilen dosyaların genel mahkemeye ait olmayıp Tapulama Mahkemesine ait olduğunun anlaşılması halinde de dava birliğinin sağlanması yönünden dosyaların birleştirilip birlikte sonuca varılmasının düşünülmesi, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanakları kayıtlarla denetlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin tamamı 24 paydan 5’er payının …. adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın davacıların dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilerek davanın reddine dair yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılarak hüküm kurulduğu gerekçede belirtilmiş ise de; bozma ilamında bahsedilen Tapulama Mahkemesinin 1975/202 esas sayılı dava dosyasında Hazinenin dayanağını oluşturan 16 Temmuz 89 tarih 601, 605, 606, 607 numaralı tapu kayıtları celp edilip gereği gibi uygulanmadan hüküm kurulmuştur. Davalıların dayandığı tapu kaydı Hazinenin taraf olmadığı tescil ilamı ile oluştuğundan Hazineyi bağlamayacağı da gözardı edilmiştir. Bu nedenle öncelikle Hazinenin dayandığı tapu kayıtları ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte celp edilmeli, revizyon görüp görmedikleri Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden sorulmalı, çevre parsellere ilişkin tutanakların onaylı suretleri ile mevcut ise dayanakları kayıtlar getirtilmeli, dayanılan tapu kayıtları mahallinde yeniden
…/.

keşif yapılarak yerel bilirkişilere hudutları sorularak kapsamları belirlenmeli, yerel bilirkişilerce bilinemeyen hudutlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı tanınmalı, taşınmazın kim tarafından, ne şekilde zilyet edildiği hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, teknik bilirkişiye keşif ve uygulamayı gösterir kroki ve rapor tanzim ettirilmeli, kadastro bilirkişilerinin tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulmalı, beyanlar arasında çelişki oluşması halinde giderilmesine çalışılmalı, hakkında gaiplik kararı alınarak taşınmazları Hazineye devredilen …ile … taşınmazın ilgisi olup olmadığı bilirkişi ve tanıklardan sorulup belirlenmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunduğundan davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.5.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.