YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4420
KARAR NO : 2007/3875
KARAR TARİHİ : 22.10.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 302 parsel sayılı 127631,47 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunup, tapuda ve vergide kaydına rastlanılmadığı, ileride tarım alanına dönüştürülmesi mümkün bulunan yerlerden olduğu belirtilerek ham toprak vasfı ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın içinden geçen kadim patika yolunun bulunmasına rağmen çekişmeli taşınmaz içerisinde ölçüldüğü iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve 101 ada 137 sayılı parselin fen bilirkişisi krokisinde kırmızı renkle boyalı olarak gösterilen 342,44 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tespitinin iptali ile yol olarak krokisinde gösterilmesine, kalan bölümün ise tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahallinde yapılan keşif ve uygulamaya göre dava konusu taşınmaz bölümünün köy halkı tarafından kadim köy yolu olarak kullanıldığı belirlendiğine göre davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, çekişmeli kısmın nizalı 302 sayılı parsel içerisinden geçtiği belirlendiği halde fen bilirkişisi krokisinde kırmızı ile taralı olarak gösterilen alanın teknik ölçümlenmesi ve koordinatlandırılması usulünce yapılmamış ve infazı mümkün olacak şekilde miktarı belirlenmemiştir. Ayrıca kararın hüküm fıkrasında da çekişmeli 302 parsel yerine 137 parsel hakkında hüküm oluşturulmuş, iddia edilen kısmın yüzölçümü olarak da raporda 137 parselin yüzölçümü olarak belirtilen miktar yazılmıştır. Hal böyle olunca mahallinde yeniden yapılacak keşifte davacının iddia ettiği bölümün nizalı 302 parsel içerisindeki yeri infazda karışıklığa yer vermeyecek şekilde fen bilirkişisi tarafından koordinatlandırılmak suretiyle belirlenmeli, yüzölçümü hesaplanmalı ve hüküm fıkrası da buna uygun şekilde mahkemece yeniden oluşturulmalıdır. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.