YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15447
KARAR NO : 2023/171
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, resen de temyize tabi olan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz
isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Temyiz incelemesi, usulüne uygun tebligata rağmen sanıklar … ….. ve …müdafilerinin duruşmaya gelmediği anlaşıldığından sanık sanıklar ……,… ve … ile duruşmalı inceleme talebi bulunmayan sanık … …. yönünden duruşmasız olarak yapılmakla, gereği düşünüldü;
A. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2009 tarihli ve 2006/197 Esas, 2009/259 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2009 tarihli ve 2006/197 Esas, 2009/259 Karar sayılı resen de temyize tabi olan kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 12.05.2011 tarihli ve 2011/1983 Esas, 2011/4522 Karar sayılı kararı ile;
“1. Mehmet Seldüz hakkında Avusturya Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne konu olan olayla ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma ile açılmış ise dava sonucunun araştırılması ve dosyasının getirtilerek incelenmesi,
2. 18.07.2005 tarihinde Avusturya da ele geçirilen uyuşturucu maddeyle ilgili …. ile 19.09.2005 tarihinde Romanya’da eroinle yakalanan … ile … hakkında verilen kararların ve belgelerin getirtilmesi,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2020 tarihli ve 2014/130 Esas, 2020/422 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık … Veli hakkında beraat yerine mahkûmiyet kararı verilmesi, sanık … hakkında verilen hükmün gerekçesiz olması nedenleriyle hükümlerin bozulması, sanıklar… ve …hakkında verilen hükümlerin onanması yönünde karar
verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının (sanık … Veli yönünden lehe olarak) temyiz sebepleri;
Sanık … yönünden mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğuna,
2. Sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Hükmün gerekçesiz olduğuna ilişkindir.
C. Sanık … müdafilerinin temyiz sebepleri;
1. Kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğuna,
2. Vefatı nedeniyle hakkında düşme kararı verilen sanık …’nun uyuşturucunun sahibi olarak bildirdiği kişiler hakkında yapılan suç duyurusu yönünden eksik inceleme yapıldığına,
3. Sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Delillerin takdirinin hatalı yapıldığına,
5. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik İlk Derece Mahkemesince gerekçe gösterilmediğine,
6. Sanığın beyanlarının yasak usullere göre alınıp 5271 sayılı Kanun’un 147 nci maddesinin ihlal edildiğine,
7. Suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
D. Sanıklar … ve …müdafilerinin temyiz sebepleri;
1. Savunma hakkının kısıtlandığına,
2. Parmak izi incelemesi yapılmaması nedeniyle eksik inceleme yapıldığına,
3. 5271 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesine aykırı yargılama yapıldığına,
4. Sanıkların mahkûmiyetlerine yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
5. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
6. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmediğine,
7. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
8. Eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Hakkında Avusturya Mahkemelerince mahkûmiyet hükmü verilen temyiz dışı sanık …’nin Avusturya’da suça konu 32.000,00 gram eroin ile yakalanması üzerine alınan beyanlarında sanıkların isimlerini verip, suça konu uyuşturucu maddenin sanıklara ait olduğunu beyan etmesi, sanıklar arasında gerçekleştirildiği tespit edilen görüşme dökümleri, iletişim tespiti tutanakları değerlendirilerek öldüğü anlaşıldığından hakkında düşme kararı verilen temyiz dışı sanık …’nun talimatları ile sanıklar… ve …’ın, … ile uyuşturucu madde taşınması yönünde anlaştıkları, …’nin uyuşturucu maddeyi Romanya’dan alarak, sanık … ‘nin hazırladığı zula içerine yükleterek Avusturya’ya gittiği ve bu suretle sanıklar … ,… ve ….’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Veli hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Tüm dosya kapsamına göre; sanığın savunmasının aksine, ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile ilgisi olduğuna veya diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine ilişkin kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
B. Sanıklar… ve …hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümler yönünden;
1. Suç tarihinde …’nin suça konu eroin ile yakalanması üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi uyarınca Adalet Bakanlığınca sanıklar… ve …hakkında verilen izin üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, …’nin beyanları, bu beyanları doğrular nitelikte olan, sanıkların aralarındaki görüşme trafiğini gösterir iletişimin tespiti tutanakları, iletişimin dinlenmesi üzerine konuşma dökümlerine ilişkin tutanaklar ve suça konu eroinin taşındığı aracın sahibi olan şirketle sanıkların ilişkileri göz önüne alındığında, sanıkların ayrı ayrı asli fail sıfatıyla iştirak halinde ülke dışında uyuşturucu nakletmek suretiyle atılı suçu işledikleri, suça konu eroinin miktarı değerlendirildiğinde temel cezanın belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, … Koyuncu’nun mahkemede suça konu eroinin sahibi olduğunu iddia ettiği kişiler hakkında bulunulan suç duyurusu üzerine yapılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, savunma hakkını kısıtlar şekilde işlemler yapıldığını gösterir belge, delil ve emareler bulunmadığı, olay yerinden elde edilen parmak izlerinin mukayeseye elverişsiz olduğunu gösterir tutanağın dosya içerisinde bulunması nedeniyle bu yönden araştırmanın eksiksiz yapıldığı, sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir yardım veya hizmetlerinin bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesindeki, Türkiye’nin güvenliğine karşı veya zararına olarak veya Türk vatandaşına karşı ya da Türk Kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisi zararına işlenmiş suçlar hariç olmak üzere, “Türkiye’nin egemenlik alanı dışında işlenen suçlar dolayısıyla Türkiye’de yargılama yapılırken, Türk Kanununa göre verilecek olan ceza, suçun işlendiği ülke kanununda öngörülen cezanın üst sınırından fazla olamaz” şeklindeki düzenleme karşısında; sanıkların Avusturya’da işledikleri uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından dolayı, Avusturya’nın ilgili kanununda suç tarihi itibarıyla, sonradan değişiklik yapılmışsa bu hususlar da tespit edilmek suretiyle, bu suçlar için öngörülen cezaların üst sınırı belirlendikten sonra, 5237 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesi dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ile karar verilmesi,
3. Sanıkların atılı suçu yabancı ülkede işledikleri, sanıklar … Sıtkı Serdar, Mehmet Erol ve …hakkında Avusturya makamlarınca uluslararası yakalama kararı çıkarıldığının anlaşılması karşısında sanıklar hakkında Avusturya’da bir yargılama yapılıp yapılmadığının araştırılması, karar verilmiş ve kesinleşmiş ise söz konusu evrakın getirtilerek, 5237 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi ve 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ile Ülkemizin taraf olduğu “Ceza Yargılarının Milletlerarası Değeri Konusunda Avrupa Sözleşmesi”nin 53 üncü maddeleri göz önünde bulundurulup karar verilmesi
gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
C. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
V. KARAR
A. Sanık … Veli hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden resen de temyize tabi olan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B. Sanıklar… ve …hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, resen de temyize tabi olan hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
C. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle, başkaca yönleri incelenmeyen Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, resen de temyize tabi olan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak
oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.