Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/14047 E. 2022/21764 K. 28.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14047
KARAR NO : 2022/21764
KARAR TARİHİ : 28.12.2022

Hırsızlık suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/06/2011 tarihli ve 2010/716 esas, 2011/405sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 09/08/2022 gün ve 7138/2022 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/11/2022 gün ve 2022/113563 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23/02/2021 tarihli ve 2020/3753 esas, 2021/3118 karar sayılı ilâmında yer alan, “…sanığın adli sicil kaydına konu olan ve tekerrüre esas alınan Zile Sulh Ceza Mahkemesinin 17/06/2010 tarihli ve 2010/92 esas, 2010/259 karar sayılı ilâmı ile verilen 2.000,00 Türk lirası adli para cezasının miktarı itibariyle hüküm tarihinde 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve aynı Kanun’un 305/son maddesi gereğince tekerrüre esas olmayacağı, sanığın suç tarihi itibari ile de adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başkaca bir mahkumiyet kaydının bulunmadığının gözetilmemesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden..5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA…” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, sanığın tekerrüre esas alınan Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/10/2006 tarihli ve 2006/411 esas, 2006/419 sayılı kararının, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305/1. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olduğu, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un 8/1. maddesinde yer alan hüküm gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 305/son maddesine göre miktar itibariyle kesin olan adli para cezalarının tekerrür uygulamasına esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas mahkûmiyeti de bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinin uygulanma imkânının bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık … hakkında hırsızlık suçundan Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 23/06/2011 tarihli ve 2010/176 E.- 2011/405 K. sayılı mahkûmiyet hükmü ile ilgili olarak verilen kararın sanık tarafından temyiz edilmesi sonucu Yüksek Yargıtay 13. Ceza Dairesince, 19.09.2013 tarihli ve 2013/17962 E. – 2013/25244 K. sayılı ilamı ile temyizin süreden reddine karar verilmesi ve Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 03.11.2020 tarihli ve 245 sayılı kararıyla 13. Ceza Dairesinin kapatılarak dosyalarının Yüksek 6. Ceza Dairesine devredilmesi nedeniyle kanun yararına bozma yasa yoluna gelen kararı inceleme görevi 6. Ceza Dairesine ait olduğundan dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın Yüksek 6. Ceza Dairesine gönderilmesine, 28/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.