YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3197
KARAR NO : 2008/2860
KARAR TARİHİ : 29.04.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 92, 93, 216, 229, 236, 238, 239, 240, 102 ada 89, 94; 104 ada 30, 31, 32, 71, 72, 75, 78, 87; 106 ada 28, 30, 33, 34, 35, 39, 54, 65, 86; 107 ada 12, 59 ve 60 parsel sayılı 1517.01, 2106.15, 246.82, 7332.67, 1881.42, 3730.29, 2647.68, 2960.07, 5067.22, 7058, 3075.12, 3236.63, 2778.27, 2633.50, 1099.01, 1324.97, 2051.58, 2729.59, 3473.80, 2679.24, 2905.21, 3018.16, 1757.57, 5126.11, 3786.12, 3175.01, 2166.75, 1948.73, 19777.78 ve 3135.34 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ayrı ayrı davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı … …, çekişmeli parsellerin ortak muristen intikal ettiği ve taksim edilmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, Kadastro Kanunu’nun 28/2.maddesi uyarınca davanının açılmamış sayılmasına, çekişmeli parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 28/2.maddesinde öngörülen meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davacının ilk duruşmada hazır olmadığı, dava sebep ve delillerini de bildirmediği kabul edilmek suretiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli değildir. Davacı adına çıkarılan meşruhatlı davetiye aynı çatı altında oturduğu gerekçesiyle davalı …’ın oğlu … …’a tebliğ edilmiştir. Dosyaya ibraz edilen belgelerden davacı ile tebligatı alan şahsın aynı çatı altında oturmadığının anlaşıldığı gibi, davacı ile tebligatı alan şahıs arasında menfaat çatışması bulunduğundan yapılan tebligat usulsüzdür. Usulsüz Tebligat hukuken sonuç doğurmaz. Kaldı ki davacı dava dilekçesinde dava sebep ve delillerini de bildirmiş olduğu gibi, davalılar taksim iddiasına dayandıklarından davada ispat yükü de davalılara aittir. Hal böyle olunca, tarafların iddia ve delillerinin tümünün toplanarak uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.