YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2751
KARAR NO : 2006/3283
KARAR TARİHİ : 27.04.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 1900 parsel sayılı 8548 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı ve iskanen dağıtılan göçmenlerin takyit süresini beklemeden terk etmeleri nedeniyle Hazine adına tesbit edilmiş, beyanlar hanesinde … oğlu …’ın işgalinde olduğu belirtilmiş, 16.9.1994 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. Davacı … mirasçıları vekili, 7.11.2002 tarihli dava dilekçesi ile iskanen tahsis, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacılar murisi … tarafından süresinde tespite itiraz edilmemesi nedeniyle muris yönünden tespitin askı ilan süresi sonunda kesinleştiğinin kabulü ile hüküm kurulmuş ise de; Mahkemenin kabulünde isabet bulunmamaktadır. Davacılar murisi …’ın tespit gününden önce öldüğü dosyadaki veraset ilamı örneği ile sabit olduğu gibi askı ilan süresi içinde çekişmeli parselin tespitine … ve arkadaşları tarafından itiraz edilerek tutanağın kesinleşmediği, 10.12.1992 tarihli Tapulama Komisyonu kararına karşı dava açılmamakla tespitin 16.9.1994 tarihinde kesinleştiği ve taşınmazın bu tarihte tapuya tescil edildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. On yılık hak düşürücü sürenin 766 sayılı Tapulama Kanunu’nun 31/2. maddesine göre tescil tarihinden, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesine göre tespitin kesinleşme tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Taşınmazın tapuya tescil tarihi 16.9.1994 olup, 7.11.2002 dava tarihine kadar 10 yıllık hak düşürücü süresinin geçtiğinin kabulünde isabet bulunmamaktadır. Mahkemece tarafların delilleri toplanarak ve usulen araştırma, inceleme ve uygulama yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.