Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/202 E. 2006/1495 K. 07.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/202
KARAR NO : 2006/1495
KARAR TARİHİ : 07.03.2006

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vekili Avukat … geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelen tarafın yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Davacıların dayandığı senet aslının getirtilmesi ve senet mümzilerinin tanık olarak dinlenmeleri, beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülüşü hakkında ayrıntılı bilgi toplanması, taşınmazların satışa konu olup olmadıklarının saptanması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davaların reddine, çekişmeli parsellerin tesbit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının adına tescil kararı verilenler yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında “taşınmazların öncesinin kime ait olduğu ve kim tarafından kullanıldığı hususunun etraflı şekilde araştırılması, taraf tanıklarının beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve bundan sonra hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli muhtesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozmada işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Arazi başında dinlenen davacı tanıklarının büyük çoğunluğu taşınmazların öncesinin…’e ait iken 1958 yılında yapılan satışla davacılara intikal ettiğini ve o tarihten itibaren davacı tarafça aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatıyla kullanıldığının ifade ettikleri halde, bir kısım davalı tanıkları taşınmazların davacı tarafça çok kısa süreli bir şekilde kullanıldığını, tasarrufun davalılarca sürdürüldüğünü belirtmişlerdir. Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında işaret edildiği halde tanık beyanları arasındaki bu çelişkinin giderilmesine çalışılmamış, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, satılmış ise davacılara hangi parselin veya ne kadar bölümünün satıldığı ve kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı kesin olarak saptanmadan hüküm kurulmuştur. Eksik inceleme ve inandırıcı olmayan beyanlara dayanılarak hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için; taraflardan iddia ve savunmalarıyla ilgili tüm delilleri sorulup celbedildikten sonra mahallinde keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında davacıların dayandığı satış senedi ve idare men kararı uygulanıp kapsamı belirlenmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan parsellerin geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, davacılara satılmış ise kim tarafından ne kadar yer satıldığı ve ne zamandan beri taşınmazları kimin kullandığı etraflıca sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanıkların gösterecekleri arazi bölümleri teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, beyanlar arasındaki aykırılığın giderilmesi için şimdiye kadar dinlenmiş tüm bilirkişi ve tanıklarla, bilgisine başvurulacak bilirkişi ve tanıklar arazi başında

yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilip bu aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Yargıtay bozma ilamını uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmeden yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 450.00 YTL.vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine; 7.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.