YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/39
KARAR NO : 2023/394
KARAR TARİHİ : 02.02.2023
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1078 E., 2021/1328 K.
DAHİLİ DAVALILAR : 1-… (vefat) 2-… 3-…
DAVA TARİHİ : 13.11.2018
HÜKÜM/KARAR : Davacının istinaf başvurusunun esastan reddi, davalının başvurusunu kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
SAYISI : 2018/1029 E., 2021/49 K.
Taraflar arasındaki kooperatifin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ile davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davacı vekili başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile … Sulama Kooperatifi arasında imzalanan ön sözleşme doğrultusunda müvekkili tarafından yeraltı sulama tesisi tamamlanarak tesisin kooperatife teslim edildiğini, kooperatifin bakiye 8.750,50 TL borcu kaldığını, kooperatifin 20.06.2014 tarihinde ticaret sicilden res’en silindiğini, müvekkili genel müdürlüğünün 12.09.2018 tarihli “YAS Sulama Kooperatiflerinin Tesis Borçlarının 7139 sayılı Kanun Kapsamında Düzenlenmesi” konulu genelgesi uyarınca işlemlerin yapılabilmesi için taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini ileri sürerek kooperatifin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihyası talep edilen kooperatifin beş yıl genel kurul toplantısı yapmayarak münfesih duruma düştüğünü, TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca yapılan ihtara ve ilana rağmen bildirimde bulunmayan kooperatifin 20.06.2014 tarihinde sicilden re’sen silindiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının alacağı için icra takibi yapması veya kooperatif aleyhine dava açıp davaya devam etmesi gibi bir durum bulunmadığı, kooperatifin borçlarının tahsilinden vazgeçilmesi yönünde dosya kapsamına göre bir talebinin olmadığı, bu nedenle davacının kooperatifin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının yasal hasım olması nedeniyle davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, “YAS Sulama Kooperatiflerinin Tesis Borçlarının 7139 sayılı Kanun Kapsamında Düzenlenmesi” konulu genelge uyarınca işlemlerin müvekkilince yapılabilmesi ve müvekkilince icra takiplerine başlanabilmesi için taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini, kooperatif borçlarının 7139 sayılı Kanun Düzenlenmesi Kapsamında silinmesi için terkin olunan kooperatifin yeniden ihyasının sağlanıp genel kurulunda karar alınması icap ettiğini, kooperatifin ihya edilmemesi halinde genel kurul oluşturamayacağını ve 7139 sayılı Kanun kapsamında borçları müvekkili kurum tarafından silinemeyeceğini, bu sebeple şirketin ihyası hem DSİ hem de kooperatif açısından müspet sonuçlar doğuracağını istinaf nedeni olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, lehlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
2
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
1.Davacı vekili istinaf başvurusu yönünden; 7139 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle 6200 sayılı Kanuna eklenen geçici 12. maddesi ve bu kapsamda davacı Kurum tarafından çıkartılan genelgede yeraltı sulama kooperatiflerinin kanun hükmünden yaralanmak istemesi üzerine takip edilecek yöntem belirlenmiş olup somut olayda ihyası istenen kooperatifin borçlarının tahsili amacıyla takip başlatılması veya dava açılması hali söz konusu olmadığı, eğer ihyası istenen kooperatifin borçlarının tahsili amacıyla takip başlatılması veya dava açılması istenirse bu durumda kooperatifin ihyası gerekeceği, ihya edilen kooperatifçe de anılan yasa ve genelge uyarınca gerekli başvurular yapılabileceği açık olmakla takip ve alacak davası amacını gütmeyen ihya talebi yönünden bu aşamada hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2.Davalı … vekilinin istinaf itirazları yönünden ise; davalı kendisini vekille temsil ettirmiş ve dava reddedilmiş olmakla yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekili istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7. maddesine göre Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından re’sen terkin edilen kooperatifin ihyası ile yeniden Ticaret Siciline tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7. maddesi, 1198 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98 inci maddesinin yollamasıyla 6102 sayılı TTK’nın 547 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7. maddesinin 15. fıkrası; “Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin 3
kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret Sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir” şeklinde olup, bu düzenlemede tasfiye edilmeksizin unvanı silinen kooperatiflerin, ortaya çıkabilecek malvarlığının unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği Kanun koyucu tarafından açıkça hükme bağlanmıştır. Başka bir anlatımla Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7. maddesi gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen kooperatifin malvarlığı, unvanına ilişkin kaydı silinmesine rağmen silinme tarihinden itibaren on yıl boyunca unvanı silinen kooperatifin uhdesinde kalmaya devam edecektir.
2.Hâl böyle olunca da; Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7. maddesinin 15. fıkrasının son cümlesinde yer alan; “… bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir” şeklindeki düzenlemede mevcut beş yıllık sürenin tasfiye edilmeksizin unvanı silinen ve fakat hâlen malvarlığı bulunan şirket ve kooperatifler dışındaki şirket ve kooperatifler yönünden uygulanması gerektiği, ayrıca 1163 sayılı Kooperatifler Kanun’un 98. maddesi yollaması ile Türk Ticaret Kanun’un 547. maddesi gereğince tasfiye yapılıp kapanmış olsa dahi ek tasfiye işlemlerinin yapılması zorunlu olduğu hallerde kooperatifin ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için yeniden Ticaret Siciline tescili istenebileceğine göre malvarlığında yeraltı suyu sulama tesisi bulunduğu iddia edilen dava dışı Buruncuk Köyü Sulama Kooperetifi hakkında açıklanan yasal düzenlemeler ve belirtilen ilkeler ışığında ek tasfiye gerektiren işlemler bulunup bulunmadığı araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmış, bu sebeple İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 11.11.2021 tarih, 2021/1078 Esas, 2021/1328 Karar sayılı kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.