YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3938
KARAR NO : 2022/7230
KARAR TARİHİ : 03.11.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemli dava sonunda, Malatya 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.03.2022 tarihli ve 2022/17Esas, 2022/90 Karar sayılı kararı yasal süre içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, mirasbırakanları…’ın 65 ada 5 parsel sayılı taşınmazını, boşandıktan bir süre sonra fiilen tekrar birlikte yaşamaya başladığı davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, payları oranında tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline, aksi halde bedele karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı, maaşı ve hayat güvencesi olmaması nedeni ile mirasbırakanın hayat güvencesi olarak taşınmazı verdiğini, davacıların bu durumu bilmelerine rağmen kötü niyetli olarak dava açtıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, muvazaa iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz dışında mirasbırakan adına kayıtlı başkaca taşınmazların da bulunduğunu, mirasbırakanın paylaştırma kastı ile hareket ettiğini, davacılara da sağlığında bazı taşınmazlarını devrettiğini, muvazaanın olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 05.11.2020 tarihli ve 2019/481 E., 2020/884 K. sayılı kararıyla; devrin muvazaalı olduğu, mirasbırakanın asıl amacının davacılardan mal kaçırmak olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Dairenin 06.10.2021 tarihli, 2021/237 Esas ve 2021/5181 Karar sayılı kararıyla “…mirasbırakan ile davacılar arasında herhangi bir husumetinin bulunmadığı, ilk eşi olan davalıyı ve ondan olan yaşı küçük çocuklarını koruma amacıyla davaya konu taşınmazını temlik ettiği, başkaca mallarının da olduğu, mal kaçırma kastının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, her ne kadar resmi akitte gösterilen bedel akit tarihindeki gerçek bedelden düşük ise de, salt bedeller arasındaki oransızlığın tek başına muvazaanın delili olamayacağı açıktır. Hâl böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ortadan kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
3. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 01.03.2022 tarihli ve 2022/17 Esas ve 2022/90 Karar sayılı kararıyla; hükmüne uyulan bozma kararı uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, mirasbırakan tarafından taşınmazlarının büyük kısmının davalı ile kız kardeşinin oğlu olan ….’ya devredildiğini, davacılar lehine yapılan kazandırmaların bulunmadığını, devrin muvazaalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
6.2.1. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
6.3. Değerlendirme
(V/2.) no.lu paragrafta belirtilen hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak (V/3.) no.lu paragrafta belirtildiği şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün HMK’nın 370. maddesi gereğince ONANMASINA, alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 03.11.2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.