Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/2426 E. 2009/71 K. 20.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2426
KARAR NO : 2009/71
KARAR TARİHİ : 20.01.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesiyle, müvekkili şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı araçta meydana gelen 32.000.-YTL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, 4.000.-YTL’nin davalının ZMMS poliçesi kapsamında ödeneceğini, 16.135,00.-YTL sovtaj bedelinin mahsubu ile kalan 11.865.00.-YTL’nin, 13.10.2004 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı …’dan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, 16 FD 789 plakalı otobüsün müvekkiline ait araca çarpması ile sigortalı aracındaki hasarın arttığını, hasar bedelinin fahiş olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Davacı vekili birleştirilen 2005/363 ve 463 Esas sayılı dosyada ise kazaya karışan diğer araç malik ve sürücülerinin de kusurlu olduğunu belirterek, 11.865.00.-YTL’nin, 13.10.2004 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılar …, … Sigorta AŞ., …, …, Turz. Ve … Sigorta AŞ.’den tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili ve … Sigorta AŞ., … Sigorta AŞ. ve Belediye vekili davanın reddini savunmuşlar, diğer davalılar duruşmalara katılmamış, savunma yapmamışlardır.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı … hakkında açılan davanın kabulü ile 11.865.00.-YTL’nin, 13.10.2004 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan tahsiline, diğer davalılar hakkında açılan davanın kusur ve sorumlulukları bulunmadığından husumet yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kazanın iki aşamalı olarak meydana geldiği, davacı şirkete sigortalı bulunan araca davalı …’un arkadan çarpması nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu, davacı aracında meydana gelen hasar bedelinden diğer sürücülerin kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Ancak, kaza tespit tutanağında belediyeye ait aracın yol temizliği yaptığı sırada arkasından seyreden sigortalıya ait araca, … idaresinde bulunan aracın çarptığı, …’un aracına ise arkadan gelen Nil …. Ltd. Şti’ye ait aracın çarpması ile davalı …’un aracının tekrar sigortalıya ait araca çarptığı belirtilmiştir. Sincan Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/95.E-2006/181 k. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda ise davalı …’un önünde seyreden aracı güvenli mesafeden takip etmemesi ve arkadan gelen araca dikkat etmeden davalı … …’a ait aracın önüne çıkması nedeniyle 4/8 oranında kusurlu olduğu, davalı … …. ait davalı … idaresinde bulunan aracın ise görüş mesafesine göre yola gereken dikkatini vererek, az ilerisinde meydana gelen olayı görerek yavaşlaması ve hızını hız sınırı olan 50 km.nin altına düşürmesi gerekirken aksine yüksek hızla seyrederek, fren tedbirine başvurduğu halde hızı nedeniyle duramayarak, …’un aracına vurduğu gerekçesi ile 3/8 oranında; davalı belediye başkanlığına ait aracın sürücüsü …’ın ise yeterli mesafeden görülecek uyarı ve ikaz levhaları ile uyarı yapması, gerektiğinde çalışma yapılan şeridin trafiğe kapatılarak güvenliğin sağlanması gerekirken, aksine güvenlik önlemlerinin yetersiz olması nedeniyle 1/8 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş, davalı … ‘ın 3/8 kusur oranına göre mahkumiyetine, … ve … hakkında şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme, sigortalı araç sürücüsü hakkında ise beraat kararı verilmiştir. Her ne kadar Borçlar Kanununun 53. maddesi gereğince hukuk mahkemesi ceza mahkemesinin kararıyla bağlı değil ise de maddi olgu ve fiilin hukuka aykırılığının tespiti ile bağlıdır. Ceza mahkemesi dosyasında davalı belediye başkanlığı sürücüsünün gerekli güvenlik önlemlerini almadığı, davalı …’ın ise hız sınırının üzerinde bir ve ikinci şeridi ortak kullanarak seyrettiği ve davalı …’un aracına çarparak onun da tekrar sigortalı araca çarpmasına neden olduğu belirlendiğine göre, mahkemece kesinleşen bu maddi olgular da dikkate alınarak, İTÜ veya Karayolları Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek bilirkişi heyetinden kusur oranlarının tespiti ve davacı şirkete sigortalı aracın hasara uğramasında veya artmasındaki sorumluluklarının belirlenmesi hususunda ayrıntılı, denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Kabul şekline göre; mahkemece karar gerekçesinde diğer davalıların sigortalı aracın hasara uğramasında kusur ve sorumlulukları bulunmadığı belirtildiği halde, davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken, husumet yönünden reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, 2 numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …’a geri verilmesine 20.1.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.