YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10290
KARAR NO : 2009/8871
KARAR TARİHİ : 18.06.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde l.l.l997- 3l.l2.2005 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalıya ait (önce dernek sonra A.Ş.dönüşmekle) işyerinde 01.01.1997-31.12.2005 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tesbitini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine, karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile varılmıştır.
Gerçekten, davacının, işyerindeki çalışmaları işe giriş bildirgelerine, aylık ve üç aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. Öte yandan işe giriş bildirgesi ve bordrolar davacı çalışmalarının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Bu gibi durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/2135-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10ç.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Mahkemece davalı Özel Halk Otobüsleri İşl. ve San. A.Ş ile dava dışı Gaziantep Özel Otobüs İşletmesi Yardımlaşma Derneği arasında organik bağ olmadığı,davalı A.Ş. işyerindeki çalışmaların tam bildirildiği,sözü geçen Dernek işyerindeki çalışmaların ise Gaziantep Özel Otobüs İşletmesi Yardımlaşma Derneği hasım gösterilerek dava açılması gerekçesi ile dava reddedilmiştir.Davacı Dernek işyerinde işe başlayıp Derneğin A.Ş. te dönüşmesi ile çalışmalarını A.Ş. işyerinde sürdürdüğünü belirtmiştir.Dosya içindeki
Derneğin 16.10.2004 tarihli genel kurul sonuç bildirimi belgesi, feshine dair yazışmaları içeren 17.03.2005 tarihli belgesi ve ekleri ile 15.03.2005 tarihli anonim şirketinin yazılarından sözü geçen Dernek ile A.Ş. kurucularının aynı kişilerden oluştuğu ve Derneğin sonradan A.Ş. te dönüştüğü açık olduğundan Dernekteki çalışmalara yönelik sigorta primlerinde A.Ş. sorumludur. Zira aynı işyerinin devamı niteliğindedir.Bu nedenle davacı delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece yapılacak iş, öncelikle davacının tesbitini istediği ve eksik incelemeye konu olan 01.01.1997-31.12.2005 tarihleri arası eksik bildirime konu sürelerle ilgili olarak işverenden imzalı ücret bordroları istemek, imzalı ücret bordrosu olan dönemlerde imzalı ücret bordosundaki süreler kadar, olmayan sürelerde işverenin kayıtlarına geçmiş bu dönemin tamamında çalışan bordro tanıkları, bulunamadığında bu dönemler için iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken, işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları veya işverenleri gibi kişilerin ilişkin bilgilerine başvurmak ve tüm deliller toplandıktan sonra bir arada değerlendirilip sonucuna göre eksik bildirilen çalışmalarla ilgili bir karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 18.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.