Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/5545 E. 2006/6691 K. 19.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5545
KARAR NO : 2006/6691
KARAR TARİHİ : 19.10.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 660 parsel sayılı 25250 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 164 sayılı taşınmaza uygulanan vergi kaydının miktar fazlası olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. … ve … ‘in itirazları Kadastro Komisyonunda reddedilmiş, davacılar … mirasçıları, çekişmeli taşınmazın 164 parselle bir bütün olup aynı şekilde adlarına tespiti gerektiği iddilarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli parselin 1/4 hisselerle … mirasçıları … … ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu, davacılar adına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın bitişik 164 parsele uygulanan vergi kaydının miktar fazlası olması ve susuz tarla niteliği ile Hazine adına tespiti yapılmış, davacılar çekişmeli taşınmazın 164 parselle birlikte adlarına tespiti gerektiği iddialarına dayanarak dava açmışlardır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı ile zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden ise davacılar adına edinme koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır. 164 parsele uygulanan vergi kaydı ile komşu 144 ve 145 parsellere uygulanan vergi kaydı ve 432 parsele uygulanan tapu kaydı dosyada bulunmadığı gibi, keşfe katılan ziraatçi bilirkişi çekişmeli olmayan 164 parselle ilgili rapor düzenlenmiştir. Ayrıca, çekişmeli taşınmaz eylemli olarak 669 ve 667 sayılı mer’a olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiş taşınmazlara sınır bulunmaktadır. Bu durumda, çekişmeli taşınmazın öncesinin mer’a olup olmadığı hususunda usulen araştırma yapılmaması da isabetsizdir. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için, komşu taşınmazlara uygulanan tapu ve vergi kayıtları tüm tedavülleri ile dosyaya getirtilmeli, tarafların bildirecekleri tüm deliller toplanmalı ve mahallinde usulen komşu köylerde ikamet eden kişiler arasından seçilecek elverdiğince yaşlı bilirkişi ve tanıklar huzuru ile keşif yapılarak komşu parsel kayıtlarının çekişmeli taşınmazı ne okuduğu, taşınmazın öncesinin mer’a olup olmadığı, taşınmaz niteliğinin ne olduğu ve zilyetlikle edinmeye uygun yerlerden olup olmadığı, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin şekli ve süresinin nasıl
olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri zilyet edinildiği, davacılar yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeli, uzman ziraatçi ve fen bilirkişilerden rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığı ile davacılar yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmelidir. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.10.2006 gününde oy birliği ile karar verildi.