Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2022/4282 E. 2023/519 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4282
KARAR NO : 2023/519
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Zimmet, özel belgede sahtecilik, icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma, 1163 sayılı Yasa’ya muhalefet
HÜKÜM : Sanıklardan …, … zincirleme nitelikli zimmet, özel belgede zincirleme sahtecilik, zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma, zincirleme olarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Yasa’ya muhalefet suçlarından, … zincirleme basit zimmete yardım etme suçundan, … zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanmaya azmettirme suçundan ayrı ayrı mahkumiyetlerine, … zimmet ve 1163 sayılı Yasa’ya muhalefet suçlarından, …, … , … ve … ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan ayrı ayrı beraatlerine

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık … hakkında tayin olunan cezaların ayrı ayrı miktarı itibarıyla müdafin yasal koşulları bulunmayan ve süresinden sonra da vaki duruşma isteminin, diğer yandan sanıklardan … hakkında zincirleme özel belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarından verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar CMK’nın 223. maddesi gereğince hüküm niteliğinde olmadığından … ile Hazine vekilinin bu karara yönelik temyiz talebinin, keza görevi kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik ve 1163 sayılı Yasa’ya muhalefet suçlarından açılan kamu davalarında katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle bahse konu suçlardan kurulan hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan Hazinenin usulsüz biçimde kamu davalarına katılan olarak kabulüne karar verilmesi hükümleri temyiz hakkı vermeyeceğinden, Hazine vekilinin anılan suçlardan verilen hükümlere ilişkin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 317 ve 318. maddeleri gereğince ayrı ayrı REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılanlardan Hazinenin … hakkında zimmet suçundan kurulan beraat, … vekilinin sanıklardan …, …, … ve … haklarında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, … hakkında zimmet ve 1163 sayılı Yasa’ya muhalefet suçlarından kurulan beraat hükümlerine, kooperatif vekilinin sanıklardan …, … ile … haklarında zimmet, özel belgede sahtecilik, ihmali ve icrai davranışlarla görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Yasa’ya muhalefet suçlarından, … (…) hakkında zimmete yardım etme ve … hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanmaya azmettirme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine, sanıklar …, …, …, … (…) ve … müdafilerin ise müvekkilleri haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklardan … hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan kurulan mahkumiyet, … hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık … hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yüklenen zimmet suçunu TCK’nın 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık … hakkında aynı Kanun’un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde sadece kooperatif başkanlığı yetkisini kullanmaktan yasaklanmasına karar verilerek sınırlı uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanık … müdafi ile katılan kooperatif vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak aynı Yasa’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının (1-a) numaralı bendinin 7. paragrafında yer alan TCK’nın 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın “Sanığın yüklenen suçu 5237 sayılı TCK’nın 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşılmakla, aynı Yasa’nın 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, takdiren 9 yıl 4 … 15 gün süre ile anılan Kanun’un 53/1-d madde-fıkra-bendinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık … hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar … ile Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle bu hükmün DOĞRUDAN ONANMASINA,
Sanıklardan …, … ve … haklarında zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma, zincirleme olarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Yasa’ya muhalefet, … hakkında zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanmaya azmettirme suçlarından kurulan mahkumiyet, … hakkında 1163 sayılı Yasa’ya muhalefet, …, …, … ve … haklarında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
… dışındaki sanıklara isnat olunan ihmali ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma ile sanıklar …, …, … ve …’a atılı 1163 sayılı Yasa’ya muhalefet suçlarının 5237 sayılı TCK’nın 257/1-2 ve 1163 sayılı Kanun’un Ek 2/1. maddelerinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, 07/02/2010 olan son suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa’nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince adı geçen sanıklar haklarında anılan suçlardan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanıklardan … ve … haklarında zincirleme nitelikli zimmet ve özel belgede zincirleme sahtecilik ile … hakkında özel belgede zincirleme sahtecilik suçlarından, … (…) hakkında zincirleme basit zimmete yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yönetim kurulu üyesi olan sanıklar … ve …’ın, kooperatifin tüm mali işleriyle …’in ilgilenmesi nedeniyle olayla bir ilgilerinin olmadığını savunmaları, dinlenen firma sahibi tanıkların da kooperatif işlerine ilişkin konuları başkanla gerçekleştirdiklerini beyan etmeleri nazara alınarak, sanıkların kooperatifin fiilen işleyişindeki görev ve sorumlulukları, parasal iş ve işlemleri ile yönetim işlerinin kim ya da kimler tarafından yürütüldüğünün belirlenmesi, sanıkların kooperatif yönetim kurulu başkanı sıfatıyla kooperatif mallarını koruma ve gözetim sorumluluğu bulunan sanık …’in mal edinme eylemlerine ne şekilde iştirak ettiklerinin karar yerinde tartışılması sonrasında hasıl olacak sonuca göre hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Sanık …’in kooperatif yönetim kurulu başkanı, diğer sanıklar … ve …’ın ise yönetim kurulu üyesi oldukları, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 62/son maddesindeki “Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunların suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır” hükmü karşısında, üzerinde “işlendi E.Y.” kaşesi bulunan ve bu haliyle muhasebeleştirilerek kooperatif defterlerine işlendiği anlaşılan sahte gider pusulaları ve tahsilat makbuzları düzenleme eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 204/2. maddesine uyduğu cihetle, söz konusu belgelerin alıcısı konumundaki tanıkların beyanlarına göre kooperatif başkanı tarafından gerçekleştirildiği anlaşılan sahtecilik eylemlerinden dolayı sanık …’in kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan mahkumiyetine, yönetim kurulu üyesi olan diğer sanıkların ise beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanıklar haklarında anılan Yasa’nın 207/1. maddesi uyarınca uygulama yapılması,
Olay tarihinde …’in eşi olan sanık … (…)’in, ekonomik durumundaki iyileşmeler ve edinmiş olduğu gayrimenkullerden hareketle zincirleme basit zimmete yardım etme suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; kooperatif ile hukuki bir bağlantısı olmayan sanık …’nın, Bünyamin’i azmettirdiğine ilişkin delil bulunmadığı, tamamlanmış zimmet suçuna iştirakin de mümkün olmadığı gözetilmeden varsayıma dayalı olarak yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık … hakkında TCK’nın 247/1, 39, 43, 62. maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği gözetilmeyerek aynı Kanun’un 61/5. maddesine aykırı davranılması,
Hakkında, kooperatif yönetim kurulu başkanı olan sanığın zimmet eylemlerine yardım etme suçundan kamu davası açılan sanık …’nın eylemlerinin hukuki niteliğinin fail olan sanığın eylemlerine ve bu eylemlerin nitelendirilmesine bağlı olduğu nazara alınmadan, sanık …’in sübutu kabul edilen zincirleme nitelikli zimmet eylemlerine yardım etme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken sanık … hakkında zincirleme basit zimmete yardım etme suçundan hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanıklar …, … (…), … ve … müdafileri ile katılan kooperatif vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 25/01/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.