YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5229
KARAR NO : 2006/6793
KARAR TARİHİ : 20.10.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 220 ada 15 parsel sayılı ve 6831.15 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil dava dosyası nizalı parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin … mirasçıları adına veraset ilamındaki hisseleri oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davaya konu taşınmazın davalı …’a isabet ve intikal ettiği isbat edilmiş olmasına göre davalı … vekili Avukat …’nin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Davacı … vekilinin temyizine gelince; mahkemece davaya konu taşınmazın tarafların ortak kök miras bırakanı … Ardıç’a ait iken ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği, taşınmazın bağış veya taksim yolu ile davacı tarafa intikal etme gibi bir durumunu bulunmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme yetersiz, değerlendirmede dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı …, Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 25.03.2003 tarihli dilekçe ile “davaya konu taşınmazın … ’a ait iken 1985 yılında annesi …’a bağışladığını, annesi … da taşınmazı kendisine sattığını ifade ederek, taşınmazın adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir. Taşınmazın tarafların ortak kök miras bırakanları … ’a ait olduğu hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık … ’a uzun süre bakan …’a bu emeğine karşılık bağışlanıp bağışlanmadığı, bağışlanmış ise …’ın davalı parseli oğlu ve davacı …’a satıp satmadığı konusundadır.
Mahkemece dinlenen tarafsız tüm tanıklar davaya konu taşınmazın muris tarafından gelini …’a bağışlandığını ve taşınmazın 20 yıla yakın zamandır davacı tarafça sürülüp ekildiğini belirtmiş ve 18.11.1985 tarihli bağış senedini doğrulamışlardır. Ayrıca davalılardan
… , 25.06.2003 tarihli oturumda babası muris … ’ın uzun süre hastalık çektiğini, murisin hastalığı sırasında kendilerinin babalarıyla ilgilenemediklerini, bakım ve gözetimin murisin gelini olan … tarafından yerine getirildiğini, …’ın bu emeğine karşılık davaya konu parselin muris tarafından …’a bağışlandığını ve taşınmazın devamlı suretle davacı tarafça kullanıldığını belirtip davayı kabul ettiğini beyan etmiş ve beyanı usulüne uygun olarak belgelendirilmiştir. Bağış senedi, yansız tanık sözleri, … ’nin samimi ve olayların akışına uygun beyanı ve taşınmazın kullanım durumu nazara alındığında taşınmazın muris tarafından davacının annesi …’a bağışlanıp teslim edildiğini ve mülkiyetin …’a geçtiğini kabul etmek gerekmektedir. Taşınmazın muris tarafından kendisine verildiğini iddia edip hiçbir delil ibraz etmeyen davalı … ile davada menfaati bulunan yakınlarının beyanlarına değer verilmesi doğru bulunmamaktadır. Mülkiyetin …’a geçtiği kabul edildikten sonra yapılması gereken iş …’ın davalı parseli oğlu davacı …’e satıp satmadığını araştırmaktan ibarettir. Mahkemece bu yönde hiçbir araştırma yapılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için davacıdan bu konu ile ilgili tüm delilleri sorulup değerlendirilmeli, gerektiğinde annesi … celbedilip dinlenmeli, satış isbat edildiğinde taşınmazın davacı … adına satış isbat edilemediğinde (davanın Asliye Hukuk Mahkemesinden intikal edip malik hanesinin açık bulunması ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2. maddesi nazara alınarak) gerçek malik … adına tapuya tesciline karar verilmelidir. Eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.