Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5480 E. 2009/6215 K. 06.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5480
KARAR NO : 2009/6215
KARAR TARİHİ : 06.10.2009

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında, kooperatif genel kurul kararının iptaline ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, 28.06.2007 tarihli genel kurulunun 11. maddesinde kooperatif üyesi olmayan …’ın kooperatif yöneticiliğine seçildiğini ve üye olmayan kişilerin yönetici seçilemeyeceğini ileri sürerek, alınan kararın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davacının kooperatif üyeliğini genel kuruldan önce devraldığını, 03.07.2007 tarihli karar ile kooperatif üyeliğine kabul edildiği, buna göre davacının genel kuruldan önce üyelik hakkını kazanmış sayılacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif yöneticisinin seçimine ilişkin genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 55/2. maddesinde ve kooperatif ana sözleşmesinin 34/3. maddesi gereğince yöneticilerin üyelerden seçileceği öngörülmüştür. Üye değilken yönetim kuruluna seçilen kişinin sonradan kooperatif üyesi olması da geçersizliği ortadan kaldırmaz. TTK’nın 312/2. maddesinde, ortak olmayan kişinin yönetime seçilmesi halinde yöneticilik görevinın ortaklık sıfatını kazandıktan sonra başlayabileceği öngörülmüş ise de bu hüküm anonim şirketler için konulmuş olup, Kooperatifler Kanunu’nda ve ana sözleşmede açıkça böyle bir düzenlemeye yer verilmediğinden, bu hükmün kooperatiflere uygulanması mümkün bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, yönetici seçimine ilişkin emredici hükme aykırı olduğu gerekçesiyle, …’ın yönetici seçilmesinin geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 06.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.