Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/4247 E. 2009/5492 K. 17.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4247
KARAR NO : 2009/5492
KARAR TARİHİ : 17.09.2009

MAHKEMESİ :Aksaray Asliye 1.Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın müvekkillerinin murisleri olan … ’in kullandığı motosiklete çarparak ölümüne neden olduğunu, müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, davalı … şirketinin poliçe gereği olarak eksik ödeme yaptığını açıklayarak, bakiye 20.000,00.TL. destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ve geç ödeme nedeniyle de 2.300,00.TL. faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, yapılan aktüerya hesabı sonucunda destek tazminatının davacı tarafa ödendiğini, geç ödemenin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 22.300,00.TL.nın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bu meblağın 20.000,00.TL.lık kısmına 30.07.2007 kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacıların davaya konu kazada ölen murisleri … İmik’in desteğinin yitirilmesi nedeniyle, mahrum kaldıkları destek miktarı yönünden oluşan gerçek zararın tespiti için
müteveffanın ölmeden önceki işi, gelir durumu, sosyal ve ekonomik durumu ve yaşı dikkate alınarak ve bu konudaki deliller toplandıktan sonra, dosyanın aktüerya uzmanı bilirkişiye tevdii edilerek desteğin yitirilmesi nedeniyle davacıların yoksun kaldığı gerçek zarara ilişkin olarak rapor alınması ve dosyada mevcut tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, denetime elverişli bulunmayan bilirkişi raporu esas alınıp eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Mahkemece hükmedilen tazminata kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiş ise de,dosya içerisinde mevcut olan ve davacı vekili tarafından davalı sigortaya hitaben yazılmış olan bila tarihli talep yazısının davalı şirkete tebliğ edilip edilmediği araştırılmamıştır. O halde, söz konusu müracaat yazısı davalı sigortaya tebliğ edilmiş ise, 2918 Sayılı Yasanın 99. ve Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.maddeleri uyarınca davalının temerrüt tarihinin belirlenmesi, davadan önce tebligat yapılmamış ise,davalı sigortanın dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü ile bu tarihten itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetli değildir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2)ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden … AŞ’ye geri verilmesine 17.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.