YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5207
KARAR NO : 2007/4879
KARAR TARİHİ : 30.11.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydı ve haritası ile toprak komisyonu belirtmelik tutanak ve ekleri, Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu’na göre dağıtım yapılmış ise dağıtım cetveli ve ekleri, bu konuda yapılmış idari işlemlerle ilgili belgeler getirtildikten sonra mahallinde keşif yapılarak bu belge ve harita ile eklerinin uygulanarak kapsamlarının belirlenmesi, taşınmazın öncesinin ne olduğu, zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülüş şekli hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı bilgi alınması, beyanların zemine uygunluğunun komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, belirtmelik tutanağına beyanların aykırı düşmesi halinde belirtmelik bilirkişilerinin tanık sıfatı ile dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılması, teknik bilirkişiden keşif ve uygulamayı, özellikle belirtmelik tutanak ve haritasındaki yerini gösterir ayrıntılı rapor alınması ve tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli parselin davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 46/1. maddesindeki koşulların davalı yararına oluştuğu kabul edilmekle birlikte Hazinenin dayandığı tapu kaydı ile davalının dayandığı tapu kaydı gereği gibi yerine uygulanıp kapsamları belirlenmemiştir. Dava dışı 120 ada 82 sayılı parselle birlikte çekişmeli parselin çevresindeki parsellere ilişkin tutanak suretleri ile dayanakları kayıtlar celp edilmemiş, gereği gibi uygulanıp yerel bilirkişi ve tanık beyanları denetlenmemiştir. Davalının dayandığı ve 120 ada 82 sayılı parsele uygulanan 17.5.1985 tarih ve 232 numaralı tapu kaydı, 7352 metrekare olup 120 ada 82 sayılı parselde 4870.31 metrekare olarak revizyon görmüştür. Yine tapu kaydı doğu ve batı hudutlarını şahıs isimleri, kuzeyini köy yolu, güneyini kuru dere okumaktadır. Çekişmeli parselin güneyinde Kurudere mevcut olup “Kurudere” hududu itibarıyla tapu kaydının çekişmeli parseli de kapsayıp kapsamadığı üzerinde durulmamış, tapu kaydı iskanen 13.1.1953 yılında oluştuğu halde iskan kayıtları, haritası getirtilip uygulanmamıştır. Hazinenin dayandığı 12.2.1965 tarih 239 numaralı tapu kaydı 1965 yılında 4753 ve 5618 sayılı Yasa’ya göre yapılan toprak tevzii çalışmaları sonunda oluşmuştur. Her iki tapu kaydının çekişmeli parseli kapsaması durumunda daha eski tarihli davalı tapu kaydına değer verilmesi gerekir. Bu itibarla öncelikle dava konusu parsel ile dava dışı 120 ada 82 sayılı parselin çevresinde bulunan komşu parsellere ilişkin tutanak suretleri ile dayanakları kayıtlar celp edilmeli, tespite esas olan Hazinenin tapu kaydı, davalının tapu kaydı, iskan kayıtları ve toprak tevzii evrakları ve haritaları mahallinde yeniden keşif yapılarak gereği gibi uygulanmalı, uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmalı, çekişmeli parselin davalının dayandığı iskanen oluşan daha eski tarihli tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, teknik bilirkişiye keşif ve uygulamayı gösterir kapsamlı rapor ve kroki tanzim ettirilmelidir. Yapılan inceleme, uygulama ve araştırma sonunda çekişmeli parselin davalının dayandığı 17.5.1985 tarih 232 numaralı (iskanen oluşan ve 13.1.1953 tarih 43 numaralı tapu kaydından gelen) tapu kaydı kapsamında kalması halinde eski tarihli davalı tapusuna değer verilerek hüküm kurulmalı, Kurudere hududunun değişebilir olduğu ve tapu kaydının miktar itibarıyle taşınmazın bir bölümünü kapsaması halinde, miktar fazlası Hazine tapusu kapsamında olup, iskan tarihinden, Hazine tapusunun tesisine kadar 20 yıl dolmadığından tapu miktar fazlası Hazine adına tescil edilmeli iskanen oluşan tapu kaydının davalıya ait taşınmaza ait olmaması halinde ise 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 46. maddesi koşullarının davalı yararına gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz bulunduğundan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 3.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.