Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/5031 E. 2007/4676 K. 26.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5031
KARAR NO : 2007/4676
KARAR TARİHİ : 26.11.2007

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 183 ada 2, 214 ada 118, 119 parsel sayılı 14335.48, 3780.31 ve 6628.36 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar 4753 sayılı Yasa ile oluşan tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen ve taksimen intikal ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile; çekişme konusu 183 ada 2, 214 ada 118 ve 119 parselin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Hazine tapusunun oluşturulduğu tarihe kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1 ve 14. maddelerinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, bilirkişi ve tanık sözleri ile belirlendiğine göre Hazinenin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile 183 ada 2 sayılı parsel ile ilgili hükmün ONANMASINA,
2- Hazinenin 214 ada 118 ve 119 sayılı parsellere ilişkin temyizine gelince; mahkemece Hazine tapusunun oluşturulduğu tarihe kadar davacı tarafın 20 yılı aşkın zilyet bulunduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Dosyanın incelenmesinden Toprak Tevzi Komisyonu çalışmaları sırasında temyize konu taşınmazların öncesi mera iken meradan açıldıklarının belirtildiği ve belirtmelik krokisinde çevresi mera olarak gösterildiği, kadastro tespiti sırasında da taşınmazlarının etrafında bulunan 214 ada 186 sayılı parselin mera olarak sınırlandırıldığı, ancak tespite itiraz edilip dava açıldığı ve dava dosyasının derdest olduğu anlaşılmaktadır. Taşınmazların niteliğinin doğru olarak belirlenmesi, yargılamanın kısa zamanda ve en az masrafla sonuçlandırılması ve varılacak sonucun doğru olması için niza konusu taşınmazlar ile 214 ada 186 parsel sayılı mera parseline ilişkin dava dosyalarının birleştirilmesi zorunlu bulunmaktadır. Mahkemece bu husus nazara alınmadan davanın sonuçlandırılması isabetli değildir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle çekişme konusu 214 ada 118 ve 119 sayılı parseller ile 214 ada 186 sayılı mera parseline ilişkin dava dosyaları birleştirilmeli, birleştirilen taşınmazları kenardan çevreleyen komşu taşınmazların onaylı tutanak sureti ile dayanağı olan belgelerin getirtilip dosya ikmal ettikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yöntemle gösterilecek taraf tanıkları ile sağ olan belirtmelik bilirkişileri, teknik ve uzman bilirkişiler huzuru ile keşif icra edilmelidir. Arazinin başında icra edilecek keşif sırasında taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda ayrıntılı araştırma yapılıp, tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenmeli, uzman ziraat mühendisi veya mühendisler kurulundan taşınmazların niteliği konusunda bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı ve toplanan tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece dava dosyaları birleştirilmeden ve yukarıda belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.