Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/5641 E. 2023/136 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5641
KARAR NO : 2023/136
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gördes Cumhuriyet Başsavcılığının 19.07.2011 tarihli iddianamesi ile sanık …’nun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bendleri, beşinci fıkrası, 58 … ve 53 üncü maddeleri ile aynı Kanun’un 105 … maddesi gereğince; sanık …’nun ise 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci

fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bendleri, beşinci fıkrası, 58 … , 53 üncü ve 54 üncü maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
Gördes Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2013 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası, 53 üncü maddeleri gereğince ayrı ayrı 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, suçta kullanılan aracın müsaderesine karar verilmiştir.
2. Gördes Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2013 tarihli kararının Cumhuriyet savcısı, katılan … vekili ve sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 03.03.2020 tarihli ve 2020/208 Esas, 2020/10839 Karar sayılı kararı ile ” Sanık … hakkında cinsel taciz suçundan açılan kamu davası hakkında zamanaşımı süresi içinde mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür….
Sanıkların eylemlerini on sekiz yaşından … mağdureye karşı işledikleri mahkemece kabul olunmasına karşın, sanıklar hakkında ceza tayin olunurken TCK’nın 109/3-f maddesinin uygulanmaması,
Dosyada mevcut adli sicil kaydına göre, Gördes Asliye Ceza Mahkemesinin 26.06.2008 kesinleşme tarihli, 2006/147 Esas, 2008/53 Karar sayılı ilamı her iki sanık yönünden de tekerrüre esas olduğu halde, sanıklar hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması,
Suçta kullanılan … plaka sayılı aracın ruhsat maliki olan …’in alınan beyanında, aracı haricen sanık …’na sattığını beyan ettiği ve aracın fiilen sanık …’un kullanımında olduğu belirlenerek yapılan incelemede ise,
TCK’nın 54/3. maddesi gereğince müsadere kararının işlenen suça nazaran daha ağır ve hakkaniyete aykırı sonuçlar doğuracağı gözetilmeden,orantılılık ilkesine aykırı biçimde suçta kullanılan … … plakalı aracın sanık …’a iadesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,” gerekçeleriyle bozulmuştur.
3. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Gördes Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli kararı ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bendleri, beşinci fıkrası, 53 üncü ve 58 … maddeleri gereğince 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına ; cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun’un 105 … maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (d) bendi gereğince 4 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verildiği, sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bendi, beşinci fıkrası, 53 üncü ve 58 … maddeleri gereğince 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına, suçta kullanılan … plaka sayılı aracın sanık …’a iadesine karar verildiği anlaşılmıştır.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık … hakkında cinsel taciz suçundan açılan davanın hüküm tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı gözetilmeden mahkumiyet kararı verildiğine ilişkindir.

2. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; hükümlerin maddi ve hukuki eksiklikler içerdiğine ve sair nedenlere ilişkindir.
3. Sanık …’nun temyiz isteği; beraat kararı verilmesi gerektiğine, davanın zamanaşımına uğradığına ilişkindir.
4. Katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği; cezanın üst sınırdan verilmesi gerektiği, eksik inceleme ile hükümler kurulduğu, kanun maddelerinin olaya doğru uygulanmadığı, kurum lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiği ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, suç tarihinde on beş yaşından … olan mağdure …’nin cebir, tehdit veya hile kullanılmaksızın, sanık …’un kullanımında olan araç ile sanıklar … ve … tarafından önce Kıymık Köyü, sonrasında ise Salihli ilçesine götürüldüğü, sanık …’un Salihli ilçesinde yanlarından ayrıldığı, sonrasında sanık …’ın mağdureyi önce Denizli ve İstanbul iline, daha sonra Akhisar ilçesine götürerek alıkoyduğu ve mağdure ile sanık …’ın telefonda cinsel içerikli konular konuşması nedeniyle sanık … tarafından cinsel taciz suçunun işlendiği iddiasına ilişkindir.
2. Katılanlar … ve …, müşterek kızları olan mağdure … hakkında 22.02.2011 tarihinde kayıp ihbarında bulunmuşlardır.
3. Dava dosyası içerisinde bulunan 26.02.2011 tarihli teslim tutanağında, mağdure …’nin kendiliğinden … Karakoluna geldiği ve ailesine teslim edilmek istemediği için huzur evine teslim edildiği belirlenmiştir.
4.Mağdure savcılık ve mahkeme huzurundaki anlatımlarında, erkek arkadaşı olan sanık … ve abisi olan sanık … tarafından sanık …’un kullanımında olan araç ile evinden alındığı, kendi rızası ile sanıklar ile gittiğini beyan etmiş, dosya içerisinde mevcut 08.03.2011 tarihli teşhis tutanağında ise sanık …’u kesin olarak teşhis ettiği anlaşılmıştır.
5.Akhisar Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 03.03.2011 tarihli sağlık kurulu raporunda, mağdurenin yaşının kronolojik yaşı ile uyumlu olduğu, on dört yaşını doldurduğu ve on beş yaşının içerisinde olduğunun belirlenmiş olduğu görülmüştür.
6.Sanık … savunmasında, suç tarihinde aracı ile birlikte Akhisar ilçesinde olduğunu beyan etmiş ise de, Manisa İl Emniyet Müdürlüğü yazı cevabında, bahse konu aracın Manisa iline giriş kaydı olmadığı bildirilmiştir.
7.Sanık … suç tarihinde İstanbul ilinde olduğunu savunmuş ancak dava dosyası içerisinde bulunan HTS kayıtlarında İstanbul ilinde olduğuna dair bir tespitin bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A-Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık … müdafii, sanık …, katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz istekleri yönünden,
1. Dava dosyası içerisinde bulunan kayıp başvuru bildirimi, teslim ve teşhis tutanakları, mağdurenin istikrarlı anlatımları, sağlık raporları ve HTS kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, suçun unsurlarının oluştuğuna dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış ve … ceza miktarı yönünden 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılarak kurulan hükümlerde hukuka

aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenle, sanık … müdafiinin hükmün maddi ve hukuki eksiklikler içerdiğine, sanık …’nun beraat kararı verilmesi gerektiğine, katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin eksik inceleme ile hükümler kurulduğu, kanun maddelerinin olaya doğru uygulanmadığı, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Sanık …’nun zamanaşımına yönelik temyiz isteği yönünden,
5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bendleri ve beşinci fıkrasında düzenlenen suç yönünden , 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddeleri gereğince 15 yıllık asli ve 22 yıl 6 aylık kesintili dava zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından, sanığın zamanaşımının dolduğuna yönelik temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
Katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz isteği yönünden ise,
T.C. Anayasasının 41 … maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir.
Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir.
5271 sayılı Kanun’un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B) Sanık … hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hüküm yönünden Cumhuriyet savcısı, katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık … müdafiinin temyiz isteklerinin incelenmesinde ise,
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 105 … maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Sanığa yüklenen cinsel taciz suçu için yasa maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK’nın 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin, son kesen usulü işlem olan sanığın savunmasının alındığı 13.10.2011 tarihinden, 14.04.2022 günlü hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, kamu davasının düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden,
Gerekçe bölümünün A-1-2 bendlerinde açıklanan nedenlerle Gördes Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli kararında katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili, sanık … müdafii, sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili, sanık … müdafii, sanık …’nun temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Gördes Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısı, katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık … müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Kanun’un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında cinsel taciz suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2023 tarihinde karar verildi.