Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/9664 E. 2022/8317 K. 19.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9664
KARAR NO : 2022/8317
KARAR TARİHİ : 19.12.2022

MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : SAMSUN 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle, … ilçesi …. köyünde yapılan uygulama kadastro çalışmaları sonucu kendisine ait 105 ada 10 parsel sayılı taşınmazın yüz ölçümünün 2 dönüm küçüldüğünü, 127 ada 17 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tespit ve tescil edildiğini ancak taşınmazın bir kısmının kendisi tarafından 40-50 yıldır kullanıldığını ileri sürerek, tapu kaydının bu kısmının iptali ile kendi adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle Kadastro Mahkemesinde dava açmıştır.
Mahkemece 127 ada 17 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davada görevsizlik kararı verilerek dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar yargılama sırasında davayı kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/11/2016 tarihli ve 2015/68 Esas, 2016/258 Karar sayılı kararı ile 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle, çekişmeli yerde 50-60 senedir kullandığı samanlık bulunduğunu, bu samanlığın kendiliğinden yıkıldığını, taş örgülerin yerinde durduğunu, davasında zamanaşımının söz konusu olmadığını, 127 ada 17 parsel ile komşusu 18 parselin öncesi itibariyle kendilerine ait olduğunu, 2013 yılında yapılan işlemle davalılar adına yazıldığını belirterek, Mahkeme kararının kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 19/10/2017 tarihli ve 2017/886 Esas 2017/843 Karar sayılı kararı ile davanın kadastrodan önceki hukuki sebebe dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi uyarınca kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki nedenlere dayanılarak dava açılamayacağı, dava tarihi olan 05/03/2013 ile kadastro tespitinin kesinleştiği 07.04.1981 tarihi arasında 10 yıldan fazla süre geçtiği, Mahkemece davanın reddine ilişkin verilen kararın doğru ve yerinde bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, istinaf dilekçelerindeki taleplerini ve dava dilekçelerindeki taleplerini tekrar ile ret kararının hükmen bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi, “Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” hükmünü içermektedir.
3402 sayılı Yasa’da mülkiyete ilişkin talepler yönünden hak düşürücü süre öngörülmüştür. Hak düşürücü süre dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi yasal zorunluluktur.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, Bölge Adliye Mahkemesince dayanılan yasal ve hukuksal gerekçeye göre (IV.3.) numaralı paragrafta yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle; davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı 49,30 TL bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına, 19/12/2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.